14 Ekim 2013 Pazartesi

Pırlanta Gibi Çocuklar (G.S. Warriors 13-14)

Geçtiğimiz sezon çok sevdik bu takımı. Nuggets'ı elemeleri ardından Spurs'e elenseler de Steph Curry'nin büyük oyununu çok konuştuk. Renkli, genç bir takım olmaları da insanların sempatisini kazanmasında önemli rol oynadı. Gözünüzü bir anlığına kapatın ve Steph Curry'i şut atarken hayal edin... İşte bu genç adam ve arkadaşları, ekibe yeni katılan Igoudala'yla birlikte artık çok daha rekabetçi ve tehlikeliler...






Neler Değişti?

Aslında Golden Stat Warriors'un daha önceden imzaladığı iki kontrat nedeniyle eli, kolu bağlı gibi duruyordu. Biedris ve Jeffersen'ın yıllık yaklaşık 22 milyon dolarlık kontratı organizasyonun önünde büyük bir engel gibi duruyordu. Ancak takımın front of office'i iyi bir iş çıkartarak bu iki kontrattan kurtuldu. Üstüne NBA'in en önemli oyuncularından birisi Igoudala'yı renklerine kattı. Ancak geçtiğimiz sezonun mimarlarından Jarret Jack ve sezonu tamamen sakat geçirmesine rağmen önemli bir savunmacı olan Brandon Rush'ı kaybetti.

 Gelenlere ve gidenlere ise tam olarak şu şekilde:

Gelenler: Andre Iguodala, Jermaine O’Neal, Marreese Speights, Nemanja Nedovic, Toney Douglas, Seth Curry


Gidenler:  Jarrett Jack, Carl Landry, Richard Jefferson, Andris Biedrins, Brandon Rush

Tamamına baktığımızda katılanlar ve ayrılanlar arasında oldukça önemli isimler var. Igoudala'nın dışında Marreese Speight, Toney Douglas ve draftan Nedovic'le birlikte Stephen Curry'nin kardeşi Steh Curry geldi. Gidenler arasında zaten Richard Jefferson ve Biedrins elden çıkartılmak isteniyordu. Diğerleri önemli kayıplar olsa da Jarret Jack haricinde yerleri doldurulacak oyuncular alındığını söyleyebiliriz. Ama Igoudala'nın yeni katılanlar grubunda olması yaz sezonunun en başarılı işlerinden birini çıkardıklarının göstergesi.

California'nın Altın Çocukları

Bu genç takım geçtiğimiz sezon beklentilerin üzerine çıktı, bu sezon ise kuşkusuz kendilerinden istenilenler daha fazla. Bunu yapabilecek kapasiteye de sahipler. Çünkü elimizde kağıt üzerinde daha iyiye giden bir ekip var. En büyük yolu da yukarıda söylediğim gibi Igoudala transferiyle aldılar. Iggy, topla içeri katedebilen, forvetlerden oyun kurabilen ve en önemlisi mükemmel bir savunma oyuncusu. Hep söylerim zaten oyunun bu yönü belki de onu NBA'deki en underrated adamlardan biri yapıyor. Tüm bunlarla beraber Igoudala'nın gelişi sonrası Harrison Barnes'ın ilk 5'ten yedeğe çekilecek olmasıyla bench'i de güçlendirecek. Geçtiğimiz sezonu oldukça başarılı geçiren Barnes ise bunun kendisi için sorun olmadığını bench'ten de gelebileceğini söyleyerek işleri daha da kolaylaştırdı. Böylelikle Warriors'un elinde derin bir arka alan rotasyonu oldu. Zaman zaman maç içerisinde tempo yapmak istediklerinde Curry'i 2 numaraya çekip 4 kısa da oynayabilirler ki bu onlara geçtiğimiz sezon Denver Nuggets serisini kazandırmıştı.

Igoudala'nın bir diğer pozitif yansıması kesinlikle savunmada olacaktır. Önceleri sadece hücumu düşünen Warriors Mark Jackson sonrası savunma yaparak önemli bir yol katetti. Bu elbet Mark Jackson'ın başarısı ancak savunma, savunma kültürü olan oyuncularla yapıldığında süreklilik kazanılacak bir özellik. Ve artık Jackson'ın ilk 5'inde iki iyi savunmacı Bogut ve Igoudala var. Klay Thompson ise oyunun bu yönünü geliştirmek için elinden geleni veriyor ki yeni sezonda onda gözle görülür bir gelişmeye tanık olabiliriz. Takımın zaten çok iyi hücum ettiğini, hücumculara sahip olduğu gerçeğinin yanında savunmayı da üst seviyede tutmaları büyük hedeflere yaklaşmak için çok ama çok büyük bir adım haline geliyor.

Takımın herkesin bildiği iyi yönlerini uzun uzun anlatmaya gerek yok. Biri dünyanın en iyisi olmak üzere iki saf şutöre sahipler (Steph Curry ve Klay Thompson). Özellikle Steph Curry'nin daha bu yaşta bu seviyelere çıkması inanılmaz. Geçtiğimiz sezon Spurs serisinde artık o kadar sıcaktı ki attığı bir kaç üçlükten sonra ayağına gelen pası eğilerek yerden kaldırıp el üzeri üçlüğü attıktan sonra takım arkadaşlarının ellerini başlarına koyarak şok olmalarını hala unutamam. Bu genç adam yaptıklarıyla her gün birlikte olduğu, 82+playoff maçına çıktığı takım arkadaşlarını bile şaşırtması bende seviye atlayıp büyülenme durumu yaratıyor. Ve Klay Thompson'dan bahsetmezsek olmaz. O kadar düzgün bir şut mekaniği var ki... Şayet Steph Curry'le aynı takımda olmasaydı belki de adından çok daha fazla söz ettirebilirdi. Gaza gelip İddialı konuşmak gerekirse geride kalan 29 takımdan hangisine gitse kadrodaki en iyi şutör olurdu. İşte Warriors böyle iki adam sahip olmanın rahatlığını hem saha içerisinde hem de saha dışında yaşıyor. İki keskin şutör demek alan demek, top dolaşımı demek, oyunu kontrol etmek demek tabii diğer dişlilerin de düzgün çalışması koşuluyla.

Diğer dişlilere geçersek, işin hücum yönündeki en önemli David Lee. Orta mesafe şutu, yüksek posttan ikili oyunlar sonrası toplu, topsuz potaya gidebilmesi ve bire birleriyle Curry ve Thompson'ın açtığı alanları değerlendirmesi ki bunu yapıyor takıma seviye atlatan etmenler. Onun boyalı alan ve çevresinde etkili olması hem daha çok dış şut hem de bir sonraki hücumda kendisine daha rahat pozisyonlar kalması anlamına geliyor. Kısaca hücumda iç-dış dengesi elde edilmiş oluyor ki basketbolun vazgeçilmezi olduğunu söylemeye gerek yok. Yine Bogut'un oynayacağı birebirler ve Igoudala'nın topla içeri penetre etmesi de Warriors'un hücumda alan açarak farklılık yaratmasını sağlayacak. İlk 5'i kısaca toparlayacak olursak hücumda ve hücum kadar olmasa da savunmada komple bir ekip haline geldiğini söyleyebiliriz.

Kısaca Warriors, şut atan, pota altından oynayabilen, koşan ve en önemlisi savunma yapan bir kimliğe sahip. Ama sıkıntılar ve soru işaretleri de yok değil.


İnce bilekler

Warriors'un sıkıntı bölümünü çok uzatmaya gerek yok. Çünkü sıkıntı Steph Curry'nin bilekleri kadar ince, Bogut'un sakatlanması kadar ani çıkabilir. Umarım böyle bir durum yaşanmaz. Tüm bu olasılıkları göz önüne alarak Warriors'un bench'i güçlendirmesi gerekliydi ancak ne yazık kigeçtiğimiz sezon en iyi 6. adamlarından biri olarak gösterilen Jarret Jack'i, Carl Landry'i ve her ne kadar sezonu sakat geçirse de önemli bir rolü olan Brandon Rush'ı kaybettiler.Takviyeler oldu ancak gelenler gidenler aratacak cinsten. En önemlisi Curry'nin arkasında artık Jarret Jack yok. David Lee kenara geldiğinde Landry skorer yönüyle fazlasını veriyordu artık o da yok. Brandon Rush bench'ten sertlik getirecek en önemli oyuncuydu o da gitti. Yedekler için tek artı Harrison Barnes'ın oraya çekilmesi. Warriors'un bench katkısı geçtiğimiz sezon azımsanmayacak kadar fazlaydı. Bu sezon ne kadar o katkıyı elde edecekler çok büyük soru işareti.

Barnes'la beraber O'neal'ın gelişi en azından Bogut'un sezon içerisinde dinlendirilebilecek olması açısından önemli. Bu bakımdan veteran oyuncunun 10-15 dakika sürelerinde savunmada bekleneni vermesi Warriors için oldukça elzem.

Takımın geçmiş tecrübelerden sonra yaşayabileceği sakatlık sorunları var, evet bench kağıt üstünde ekside ancak en önemli engel: Beklenti. Warriors'tan geçtiğimiz sezon beklentiler bu kadar yüksek değildi ki genç kadro bunun rahatlığıyla oynadı. Denver Nuggets'a elenselerdi bile çok da sorun olacağını sanmıyordum ama artık öyle değil. İşte bu en büyük engel olarak karşılarına çıkabilir. Mental olarak beklentilerin üzerlerinde yaratacağı baskıyı kaldırabilecekler mi? Bunu başarırlarsa -büyük sakatlık sorunu olmazsa- o baskının üstesinden gelirlerse yeni sezonda her şey çok güzel olur.

Sonuç

Sakatlık olmaz, benchten az da olsa katkı alır ve yinelemek gerekirse üzerlerindeki baskıdan kurtulurlarsa 2. tur olur. Konferans finaline ise bu sezon daha çok göz kırparlar. Ancak Batı çok güçlü ve top 5-6 takım var. İşleri hiç de kolay olmayacak. Fakat yine güzel, göze hoş gelen ama bu sefer daha iddialı ve etkili bir Warriors izleyeceğimizden ise eminim. Emin olduğum bir şey daha var bu takım Twitter'da falan gelecek sezon çok taraftar yapar....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder