24 Ekim 2013 Perşembe

Çılgınlar Gibi... (Denver Nuggets 13-14)

Gecenin köründe yarı uykulusunuz. NBA maçı izlemek istiyorsunuz. Çarşamba gecesi ve 13 tane karşılaşma mevcut. Amacınız sadece eğlenmek, öylesine bir maç, olağan dışı işler... Bu durunda tabii ki de sürekli koşan bir takımı seçersiniz. Ancak aralarından bir tanesi Nate Robinson ve Javale McGee'yi aynı takımda buluşturdu. Üstelik, Lawson ile Farried de var. Hiç beklemeyin, Denver Nuggets'ı gördüğünüz kutucuğa tıklayın. İstediğinizi alacaksınız...





Neler Değişti?

Genellikle bu bölümde daha çok oyuncular üzerinden giderdim ancak önemli bir değişiklik koç sandalyesinde oldu. Uzun zamandır Nuggets'ın başında yer alan George Karl takımdan ayrıldı yerine çaylak koç Brian Shaw geldi. Öte yandan giriş cümlesinde de bahsetmiştim. McGee ve Nate Robinson aynı takımda buluştu. Nate yeni geldi McGee ise artık ilk 5'te hem de yanında Kenneth Farried'le. Bench'e garantici JJ Hickson'ı monte ettiler. Randy Foye ve Darrel Arthur da diğer eklemeler. Önemli kayıplar da var tabii... En başında oyunun her yönüne etki eden Andre Igoudala'nın yerini doldurmak mevcut kadroyla imkansıza yakın. Ayrıca zaman zaman bench'ten zaman zaman da ilk 5'te savunmaya akıl getiren Koufos ekipten ayrılanlardan. Corey Brewer'ı da atlamamak gerek...

Tamamına bakacak olursak tablo şu şekilde

Gelenler: J.J. Hickson, Darrell Arthur, Randy Foye, Nate Robinson.

Gidenler: Andre Iguodala, Corey Brewer, Kosta Koufos, Julyan Stone.


Yükseklerde Koşmak

Denver Nuggets önümüzdeki sezon da bildiğimiz Denver Nuggets olacak. Çok koşan, sürekli tempoyu zorlayan anlayışlarını yine sahaya yansıtacaklar. Zaten bu grupla herhangi bir başka oyun felsefesinde olmak hata olurdu. İlk 5'ten guard Ty Lawson ve pota altındaki isimler Farried ile McGee'nin tam bir açık alan oyuncuları olması nedeniyle temel de bu şekilde olacaktır. Zaten rakipleri bayıltan bu sistem ve yıllardır muhabbetini yaptığımız Denver'ın yüksek rakımı en büyük avantajları.

Anlayacağınız gibi tüm bu sistemin temelinde hücum yatıyor. Nuggets'ı ofans olmadan düşünmek imkansız gibi. Bu sezon takımın kendilerine has hücum yönü çok daha keskinleşti. İlk 5'in tamamına göz atacak olursak, geçtiğimiz sezondan Ty Lawson yerini koruyor. Ligin yüksek tempo oynamayı seven ve bu derece yararlı olan en önemli guardlarından biri. Kendisi hücumun başını çekecek ve kafa kafaya giden maçların son anında kararı yine o verecek. Andre Igoudala'nın ayrılmasından sonra 2 numaraya kendisi guard olsa da benim en büyük adayım Randy Foye. Orası için Fournier adı da geçiyor ancak Ty Lawson gibi bir oyuncunun yanına koyabileceğiniz ona en iyi uyabilecek isim bu takımda Foye gibi geliyor. Net ve tertemiz bir şutör. Lawson ise içeri sürekli penetre eden bir guard. Üstüne pota altı oyuncuları Farried ve McGee'nin en çok ihtiyacı olan da alan. Onlara bu alanı açacak en önemli adam ise Foye olabilir. 3 numaraya geldiğimizde sezonun yarısına kadar orayı Wilson Chandler'la götürecekler. Size olarak büyük, dış şutu olan, potaya da gidebilen bir oyuncu. Sezonun yarısından sonra dönmesi beklenen Gallinari o pozisyonun asıl sahibi. Chandler'a göre daha iyi bir skorer olması avantaj. Gallinari geldiğinde o pozisyon için zaman zaman büyük rekabet içine girecekler, bazen de beraber süre alacaklardır. Pota altında ise, iki tane çok büyük atlet, koşan, uçan ve kaçan adam var: McGee ve Farried. İhtiyaçları olan açık alan ve koşmak. Zaten Denver Nuggets'ın da ana felsefesi bu olacağından tam da arzuladıkları ortamı bulacaklar. Anlayacağınız gibi geçtiğimiz sezona göre bu ilk 5, iyi oldukları hücum tarzlarının daha keskin hale gelmelerini sağlayacak. Yine en büyük güvenceleri kendi kaleleri olan Pepsi Center olacak. Geçtiğimiz sezon burada sadece 3 maç kaybettiklerini hatırlatalım.

Tüm bunlar bardağın dolu tarafı bir de boş tarafı var ve biraz fazla boş gibi...


Bardağın Boş Tarafı

Bir üstteki bölümün sonu başlığın adı oldu çünkü Denver Nuggets için durum böyle. Bunu oluşturan ise hücum ile savunma arasındaki ayrılık, tıpkı bir bardağın boş ve dolu olan tarafı kadar kesin, net bir şekilde ortada. Evet, Denver Nuggets'ın hücumu Kenneth Farried ve McGee'nin beraber ilk 5'e yerleşmesiyle çok daha belirginleşti ancak bu iki takviye, takımı savunmadan bir o kadar da uzaklaştırdı. Farried ve McGee ikilisinin istatistiklerine açıp bakarsanız bir çok savunma için önemli rakamlar göreceksiniz ribaund, blok gibi. Ancak pozisyonu savunmak ve topu savunmak arasında çok büyük, takımı etkileyen fark var. McGee ve Farried tamamen topu takip eden, hatta blok yapmak için pozisyonlarını kaybeden, dağınık ve alanı savunmayı pek beceremeyen uzunlar. Bireysel olarak etkileyici rakamlara sahip olsalar da bu ikili takım savunmasını geriye götürecek. Sadece onlar değil Denver Nuggets'ın savunmasını ayakta tutan üç oyuncu Igoudala, Brewer ve Koufos takımdan ayrıldı. Hep söylerim Andre Igoudala savunma anlamında büyük underrated. Brewer da yine ligin en önemli dış savunmacılarından bir tanesi. Koufos'a gelince Koç George Karl onu terci etmesinin nedenini anlatırken pota altında nerede duracağını ve alanı savunmasını iyi bildiğinden bahsetmişti. İşte Koufos'un bu yaptığını McGee ve Farried'in ortaya koyacak durumda olmaması nedeniyle savunmada ciddi bir düşüş bekliyorum. Geçtiğimiz sezon Nuggets, hücum verimliliği sıralamasında 5. sırada, savunmada ise 10. sırada yer aldı. Onlara play-off yaptıran da hücum ve savunma performansının birbirine yakın olmasaydı. Bu değişiklikler sonrası hücum olarak yine aynı seviyede gitseler de savunmanın durumu hiç de iç açıcı gibi görünmüyor.

İşte tam da bu nedenle Brian Shaw'ın takımın başına getirildiğini düşünüyorum. 2005'ten bu yana Asistan Koçluk dönemini Lakers (6 yıl) ve Pacers'ta geçirdi (2yıl). Aslında çaylak dediğime bakmayın bench'e hiç de yabancı değil ve otoriteler tarafından NBA'in gelecek vaad eden koçlarından gösteriliyor. Hatta üçgen hücum sistemine olan yatkınlığı nedeniyle Phill Jackson'dan sonra Lakers'a aday gösterilmişti olmadı, Pacers'a gitti. Dikkat edeceğiniz gibi sürekli savunma kökenli takımlarda çalışmış biri. Aslında yetiştiği ve çalıştığı sistem hiç de Denver Nuggets'ın oyun yapısına uymuyor. Ancak George Karl'ın bıraktığı sisteme çok da fazla karışacağını düşünmüyorum. Onun görevi daha çok bu genç oyuncu grubuna basketbol ve savunma aklı empoze etmek. Evet işi zor, ciddi bir sınavdan geçecek ama kendisinden beklenen; McGee'ye -artık ne kadar verebiliyorsa- oyun zekası aşılamak... McGee örneği içinde bulunduğu durumun zorluğunu anlatmak içindi. Ne olursa olsun çaylak bir koç. Yanda asistan olarak oturmakla tek adam olarak orada kalmak ve oyuncularla iletişim kurmak çok daha başka gelişecektir. Ve bence Denver Nuggets'ın hedefi bu sezondan çok önümüzdeki yıllara bakmak olacak. Buradan Brian Shaw'ın yönetebildiği, yetiştirebildiği oyuncularla beraber kendisinin de ilerleme kaydetmesiyle önümüzdeki 1-2 sezon içerisinde yeni hedefler konuşulmaya başlanacakmış gibi bir tahminim var. Bu sezon ise amaç belli gibi; koşalım, oynarken zevk verelim, bol hızlı hücum ve smaç yapalım, tüm bunların içinde kalabildiğimiz kadar play-off yarışı içinde yer alalım...

Beklenti

Geçtiğimiz sezon 57 galibiyetle organizasyon rekoru kırdılar. Bu sezon oralara pek yaklaşamazlar. 40-45 arası galibiyet alacaklarını sanıyorum. Bunun da Batı Konferansı'nda herhangi bir ekstrem durum yaşanmazsa play-off için pek de yeterli olacağını düşünmüyorum. Rakipleri, Portland, Timberwolves hatta Dallas'tan yarım adım geride bulunuyorlar...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder