1993-94 sezonundan bugüne New York Knicks ilk defa Atlantic'i lider, Doğu Konferansı'nı ise ikinci sırada tamamladı. Geçtiğimiz 2 sezonun öncesinde öyle bir kontrat çöplüğü bırakılmıştı ki temizlemesi de haliyle uzun sürdü. Knicks bu sezon yapıyı korudu hatta üstüne da koydu ancak hem bununla beraber hem konferansın gücü hem de takımdaki soru işaretleri de arttı...
Neler Değişti?
Konu New York Knicks olunca herhangi bir yaz sezonun -imkan varsa- hareketsiz geçmesi pek de mümkün değil. Saha içine çok fazla etki edecek büyüklükte sansasyonel bir ekleme olmadı. 'saha içi'ni özellikle kullandım çünkü Metta World Peace'in parkede olmasa da saha dışında yarattığı bir sansasyon var. Maç içi yaptıklarıyla kendisiyle ilgili konuşulduğunda ise bu pek de basketbolla ilgili olmuyor son yıllarda.Yaz döneminde en önemli takviyeyse kuşkusuz Andrea Bargnani oldu. Öte yandan basketbolu bırakan Jason Kidd yerine de Beno Udrih monte edildi.
Gelenler: Andrea Bargnani, World Peace Artest, Beno Udrih, Tim Hardaway Jr., Jeremy Tyler, C.J. Leslie
Gidenler: Jason Kidd, Marcus Camby, Steve Novak, Chris Copeland, Kurt Thomas, Rasheed Wallace, James White
Ayrılanlar arasında ise göze çarpan Copeland ve Steve Novak oldu. Ancak +/- şeklinde bakacak olursak Knicks'in kadrosunda çok fazla olmamakla beraber bir ilerleme var.
Topu Dolaştır ve Üçlüğü At
Bu bölümün başlığı New York Knicks'in oyunun temeli. Peki bunu başarabiliyorlar mı? Normal sezonda evet. Zaten geçtiğimiz sezon attıkları 847 üçlük, planın işlediğinin göstergesi. Ki bu rakam 2009-10 sezonunda Orlando Magic'in 841 üçlüğünü geçerek NBA'de yeni rekoru elde etmelerini sağladı. Önemli olan ise Magic'in o kadrosundan daha fazla üçlük isabeti bulmayı, çok daha fazla üçlük deneyerek değil sadece 10 üçlük fazla atarak başardılar (cümlede geçen üç üçlük kelimesi biraz fazla oldu, farkındayım). Bu da oldukça önemli bir veri. Oyun anlayışlarını devam ettirmek yeni sezonda Knicks'in temel prensibi olacaktır. Zaten Bargnani de tarzıyla bu oyun felsefesine uygun 4 numaraların başında geliyor. Kısaca onun transferine değinirsek; ben de ilk duyduğumda pek sıcak bakmadım bu hamleye. Ancak şu anda nötr durumdayım. Öncelikle dediğim gibi Bargnani bu yapıya uyuyor. Evet, savunmada anlamında büyük dezavantaj olduğu açık. Fakat ondan beklenen Knicks'in normal sezonda gösterdiği efektif hücumu play-off'larda da devam ettirmesine katkıda bulunmak. Hatırlayacaksınız Pacers serisini. Belki hücum anlamında izlediğim en kısır geçen seriydi ve Knicks'in hücumu tıkanınca tutunamadı. Pacers da o seride büyük tutukluk yaşadı ama onların elinde Knicks'te olmayan savunma gibi bir avantaj olunca bir adım öne çıkıp tur atladılar. İşte Bargnani'den istenen işlerin sıkıştığı anlarda hücumda artı bir opsiyon olup hazırlanan şutu atarak takımı rahatlatmak ve alan açmak. Ayrıca Bargnani'nin alan açma özelliği Carmelo ile yan yana da oynayabilme fırsatı veriyor.
Konu Carmelo'ya gelince Knicks'in zaten en büyük silahı. Geçtiğimiz sezonu sayı krallığıyla noktaladı. Kendisinden istenileni tamamen veriyor. Oyununun ne kadar iyi olduğuyla ilgili yazarak zaman kaybetmeye gerek yok. Onun için en önemli olan ise sezonun başından sonuna kadar konsantre bir şekilde kalması. Bu konuda son iki sezondur çok görmesek de zaman zaman sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Şimdi ise ortam onun mental olarak dağılmasına daha müsait. Sezon sonunda serbest kalacak ve Knicks için açık konuşmak gerekirse şampiyonluk hedefinin pek de gerçekçi olmadığı aşikar. Melo'nun ise artık iyiden iyiye yüzüğü takmayı istediğini biliyoruz. Ayrılacağı dedikodular her yerde, kendisi de 'ayrılmayı düşünmesem de Free Agent olacağım'' dedi. Tüm bunlar onu kafaca hazır tutmak bakımından engel. Mental bütünlüğünü kaybettiği anda Knicks için iyi sonuçlar doğurmayacağı açık (umarım böyle bir şey olmaz çünkü kendisini fantasy'de ilk turda seçtim). Önümüzdeki sezon ne olur bilinmez. Melo kalır mı gider mi konusunda bazı fikirlerim var ama bu yazının konusu değil. Gerekli olan ise onu tüm sezon boyunca konsantre tutmak...
Takımın genelini ele aldığımızda amacın hücumdaki etkinliği devam ettirmek olduğunu biliyoruz. Zaten aşağı yukarı o seviyelerde dolaşacaktır. Hedeflere yürümek daha yukarı taşımak için savunmayı da belli bir seviyeye çıkarmak şart. Bunun için Metta World Peace transferi gerçekleştirildi. Ancak Lakers'ta izlediğim MWP artık takıma zarar veriyordu ve onun arada sırada oyundan kopup hücumda sorumluluk almaya çalıştığını biliyoruz. Bunu yapması tabii ki hiç de iyi bir tercih değil. Hücumda dizginlenebilirse Knicks'in savunmasına katkı sağlayacaktır. Tabii bunun için MWP'nin bir aydınlanma yaşaması gerekiyor (ben de son yazdığıma inanmadım). Knicks ve savunma deyince akla ilk gelen isim Tyson Chandler. Bir önceki sezon NBA'de yılın savunmacısı ödülünü almıştı, o performansı beklemek biraz hayalcilik olur çünkü sakatlıklar yaşadı ve artık yaş geçiyor. Ancak o performansa yaklaşması bile Knicks için çok değerli olacaktır. Iman Shumpert yaşadığı ciddi sakatlıktan kurtuldu. Knicks'in tek genç oyuncusu diyebiliriz. Oyunun her yönüne özellikle savunmaya yaptığı katkı devam edecektir. Ayrıca boş 3'lükleri değerlendirmesi hem kendisi hem de takımı için seviye atlatır. Raymond Felton, yüksek tempoda potaya giden guardlardan. Ancak Knicks'in büyüklüğünü ya da hedeflediğini kaldıramadığı açık. Aslına bakılırsa Felton, kenardan sayı ve enerji getiren rolde Knicks'te çok iyi bir yedek guard olabilirdi ama ilk 5 için kesinlikle yeterli değil. Sorun ise takımda ondan sonraki en iyi guard Beno Udrih... Ve tabii JR Smith. Bu sezon kontratı kaptı. Onun için en büyük korkum bu. Yatışa geçer mi bilmem ama şüphelerim de yok değil. Önümüzdeki sezon bunu daha rahat değerlendirebiliriz. Ancak kazandığı en iyi 6. adam ödülü onu motive edeceğini düşünüyorum. Geçtiğimiz sezon kadar yüksek olmasa da yine kenardan gelip katkı verecek ilk isim...
Cevapsız Sorular
New York Knicks normal sezonda çok iyi hücum etti. Bu bir gerçek ve ayrıca istatistikler de destekliyor. Üçlük rekoru ayrıca hücum verimliliği sıralamasında 3. olmaları vs. Ancak bu rakamların biraz da yanıltıcı olduğu play-off'ta ortaya çıktı. Şayet Knicks berbat bir savunmayla Pacers'a elenseydi anlayabilirdim. Fakat ligin rakamlara göre en iyi hücum eden 3. takım olup, play-off'ta hücumlarının tıkanması sonucu elenmenin tek açıklaması normal sezonun aldatıcılığı. Bu da bizi Pacers serisinde artık iyiden iyiye ortaya çıkan organizasyon sıkıntısına götürüyor. Geçtiğimiz sezonu hatırlayın Knicks, seriye tutunmak için artık Melo ve JR Smith'le sürekli zorlama şutlar atıyordu. Tüm sezon boyunca rakibi üçlük yağmuruna tutan, sürekli alan açan Knicks'in yerine bambaşka bir takım gelmiş gibiydi. Ve Knicks bu problemi çözmek için herhangi bir önemli takviye yapmadı. Yanlış anlaşılmasın hücumu çeşitlendirmek için Bargnani geldi ama hücumda organizasyonu sağlayacak birisi getirilmedi. Bunu yine Felton'dan yapması bekleyecekler fakat dediğim gibi Felton o guard değil. Yeni bir takas olur mu bilmem ama normal sezonda olmasa bile play-off'ta Knicks'in karşısına çıkacak en büyük handikap bu.
Ayrıca oldukça fazla kafaları kurcalayan soru işareti var. Bir kere sakatlıklar bu takımı nasıl etkileyecek? Tyson Chandler savunmayı ayakta tutan performansına yaklaşacak mı? Carmelo Athony kafaca sezona hazır olacak mı? Amare'nin durumu ne olacak? Bargnani'den beklenen verim alınacak mı? JR Smith geçtiğimiz sezonki performansı devam ettirecek mi? Raymond Felton yine bu yükün altında ezilecek mi? Metta World Peace zaten kendi başına bir soru işareti. Ve en önemlisi Knicks yeni sezonda organizasyon sorununu çözecek mi? Soru işaretleri her takımda mevcut kabul ediyorum ancak Knicks'te biraz daha çok, biraz daha fazla düşündürüyor açıkçası. Bu sezon Doğu Konferansı çok daha güçlü olması ise ayrı bir konu. Knicks şayet ileri bir adım attıysa rakipleri üç adım birden attı ve alttan da gelenler var... Kısaca işler geçtiğimiz sezonki kadar kolay olmayacak.
Beklenti
New York Knicks hala Doğu Konferansı'nın en önemli takımlarından. Play-off'a ilk 5 sıradan girecektir. Benim isteğim mümkün olursa Nets'le bir şekilde eşleşmeleri. Çünkü hem bu iki takımın arasında bir rekabet mevcut hem de Garnett, Pierce ve Terry'nin Knicks'le kapanmamış bir hesapları olabilir. Tüm bunlar da içinde hikaye barındıran bir seriyi izlememesi sağlar. Peki Knicks play-off'ta ne yapar? Şayet normal sezonu ilk 3'te tamamlayamazlarsa ki pek ihtimal vermiyorum bunu başaracaklarına, 2. tura geçmeleri düşük ihtimal....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder