Son yıllarda Lakers kendi tarihinin hatta NBA tarihinin en
iyi kadrolarından birini kurdu. Kimilerine göre de en iyisi... Çok kısa
üzerinden geçmek gerekirse: Kobe Bryant'ın sadece adını vermem yeterli sanırım,
Dwight Howard şu anda NBA'in en iyi pota altı oyuncusu (NBA'de en az bulunan
şey pota altı oyuncusu), Metta World Peace, her ne kadar eskisi kadar olmasa da
hala NBA'in en elit savunmacılarından birisi, Pau Gasol, saha görüşü ve post
oyununda dünyanın en özel 3 oyuncusundan biri, Steve Nash her ne kadar yaşlansa
da arka arkaya MVP ödülü kazanmış, tarihin gelmiş geçmiş en iyi guardlarından
biri. Ve çok da fena olmayan bir bench...
Düşünün elinizde böyle bir kadro var. Ne kadar kötü
oynatırım diye düşünseniz, üzerine planlar yapsanız bu kadarını başaramazsınız.
Los Angeles Lakers'ın sisteminde Pau
Gasol potadan uzaklaştırıldı verimi düştü, Steve Nash gibi bir mühendis
bitirici rolüne sokuldu (verimi azaldı), takımın en iyi iki savunmacısından
biri dediğimiz Metta World Peace bir dönem hücumda sorumluluk aldı (savunmadaki
verimi azaldı). Ve Kobe'nin üzerindeki yük git gide arttı. Hücum dehası! Mike
D'Antoni'nin takımında maçın en kritik hücumları izolasyon üzerinden oynandı.
Hep söylerim: İyi koç kendi sistemini direten, kendi
sisteminin en iyisi olduğunu düşünen değil, elindeki oyunculara ve şartlara
göre sistem oluşturan kişidir. Çünkü basketbolda hiç bir sistem diğerinden daha
iyidir diye net bir cevap veremezsiniz. En iyi sistem o günün şartlarına göre
oluşturulandır. Gregg Popvich'in San Antonio Spurs'ü geçtiğimiz yıllara kadar
oldukça düşük tempoda oynayan bir takımdı. İki sezon içerisinde bir anda tempoyu
yükselterek, hızlı hücum etmeye başladılar. Yani şartlara ve oyunculara göre
anlayış değişti. Mike D'Antoni kendi sistemini inatla direten kısma giriyor.
Mike Brown da öyleydi.
Son olarak Bill Simmons'ın bir sözüyle bitirmek istiyorum:
''Eğer oyun sistemin Pau Gasol'la değil de Earl Clark'la oynaman gerektiğini
söylüyorsa orada bir problem var demektir'' bence de...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder