15 Nisan 2013 Pazartesi

Önce Kobe, Bitti Diyecek... O Demeyene Kadar....



Birazdan okuyacağınız ya da şimdi yazacaklarımı gördükten sonra okumayı bırakacağınız yazı, Kobe Bryant’la ilgili olacak. Bu yazıda istatistik vs. gibi bilgiler olmayacak.  Tamamen oturup aklıma ne geliyorsa yazacağım. Bazen durup, biraz bekledikten sonra yazmaya devam edeceğim. Daha önceden ne yazsam diye düşünmediğim bir yazı olacak. Artkı ne hissediyorsam... Buraya kadar her şey tamam. Peki ‘’neden bu yazıyı okumayı bırakabilirsiniz?’’ bölümüne gelirsek, ben bu yazıda bildiğin taraflı, taraftar gibi yazacağım. Belki de taraf olduğum için es geçtiğim, görmediğim şeyler olacak ama pek de umrumda değil açıkçası. Bunu bilin dilerseniz devam edersiniz...

Geçtiğimiz gün (Kobe’nin sakatlandığı gün) erken kalkmam gerektiği için Lakers’ın Golden State’le oynadığı maçı izleyemedim. Sabah uyandığımda her zamanki gibi haberlere baktım ne var ne yok diye. ‘’Kobe sakatlandı’’ başlığında bir linke rast geldim. Çok da önemsemeden tıkladım. Çünkü ben Kobe’nin ciddi bir  sakatlık yaşadığını hiç görmedim. En azından bize çaktırmadığı kesindi. 17 yıldır NBA’deydi ve ben son 13-14 yılını yakından takip ediyor, etmeye çalışıyordum. O hep vardı. Arada birkaç maç kaçırsa da çoğunlukla parkedeydi. Haberi yavaş yavaş okumaya başladım. Pek de ciddiye almayacağım şeyin aslında nasıl boktan bir duruma dönüşeceğini düşünememiştim. Normal olarak etkisi çok büyük oldu. 5-10 dakika ekrana bakakaldım. Yanlış anlamayın ‘’Lakers’ın sezonu bitti’’ diye bir an bile aklımdan geçirmedim. Şu NBA’i izlemeye başladığım gün hayran olduğum adamla ilgili ilk defa böyle bir haber okuyordum. Kobe’nin bu kadar uzun süre hem de onu hiçbir zaman durduramayan sakatlıktan dolayı oynayamayacağını okuyordum… Alışkın değil işte insan dumur oluyor. İlk günden beri izlediğim adam karşısına çok büyük engel çıksa da yenilse de hep uğraşmıştı, sonuna kadar denemişti öyle yenilmişti. Bu sakatlık ona bile izin vermiyordu. En azından şimdilik.

Kobe basına yürüyemediğini söylerken o  gözleri daha önce öyle gören oldu mu? Yenilmenin getirdiği sinir bozukluğu, kızgınlık, üzüntü… Hepsi bir yerde toplanmıştı. Belki de içten içe bu yaşadığının çok büyük bir haksızlık olduğunu da düşünüyordu. Bu kadar savaşıp berbat geçen sezonun sonunda bunu yaşamak… Belki de Jerry Buss’a verdiği takımın play-off yapacağına dair söz de aklına geldi… Hatta insanları hayal kırıklığına uğrattığını düşünecek kadar ileri gitmiş bile olabilir, hiç alakası yokken…

Sonra kendi sözcükleriyle ne düşündüğünü, nasıl hissettiğini yazdı Kobe. Çelik gibi görünen adam ilk defa bu kadar açmıştı dışarıya kendini. İhtiyacı olduğunu söylüyordu. Nasıl olmasın ki? Uzun mesajında, karışık duygular, öfke, hayal kırıklığı ne ararsanız vardı. Gelecekte ne olacağından emin değildi. Yaşı artık 35’ti ve genç bir sporcunun bile altından zor kalkacağı bir sakatlık yaşıyordu.

Ama yazının sonuna doğru neden Kobe olduğunu özetledi: ‘’Beni bir ayıyla kavga ederken görürseniz ayı için dua edin…’’ yine savaşmadan, uğraşmadan bırakmayacaktı Kobe. Bu da bir şekilde üstesinden gelecek anlamına geliyordu benim için.

Tüm bunlardan sonra biraz etrafta ne var, neler yazılmış diye bir göz atmak istedim. Amnesty’e kadar yorumlar okudum. Şaka gibi geldi,daha doğrusu ancak şaka olabilirdi. Kobe ve Amnesty’i kelimesini en son birlikte kullanıldığında Kobe’nin neler yaptığını hala hatırlıyorsunuzdur sanırım. Hani ‘’amnesty that’’ olanı… Pek ciddiye almasam da bu amnesty muhabbetlerini yine de herkesin bildiğini bir kere daha yazayım: Kobe ben bırakıyorum demeden o takımdan gönderilmez, yaşlandığı için takas edilmeye çalışılmaz, hele sakatlandığı için amnesty edilmez.


Kaç adam daha var ki çok uzaklarda yaşayan benim gibi bir sürü insanı bunların olAmayacağına inandırıyor? Şu anda ligde oynayan bu yaşlara yakın kaç kişi için bunların olmayacağına güvenerek rahatlıkla yazabilirsiniz ki?

Bir de en çok sorulan soru var: Geri döndüğünde eskisi gibi olacak mı? Nasıl olacak? Diye… Düşünsenize 35 yaşında bir adamın aşil tendonu kopuyor ve hala etrafta bu sorular var… Normalde ‘’kariyeri bitti’’ ya da ‘’artık çok zor’’ gibi yorumlar okumamız gerekirdi. Ama bahsettiğimiz adamın neleri gerçekleştirdiğine değinmeye hiç gerek bile yok.

Kısacası ben çok ama çok inanıyorum hatta eminin bu böyle bitmeyecek…  Yani son kararı o sakatlık değil Kobe verecek, her zaman her yerde her şartta olduğu gibi…

Sağlıcakla kalın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder