Aslında hiç de kolay bir teşekkür değildi. Yıllarca takımın koçluğunu yapan adam en büyük rakibi olmasa da rakip şehir Los Angeles'a gidiyor. Hem de takımın dağıldığı ilk sezon. Sonra sadece bir kez TD Garden'a geliyor. Yani eski evine, Celtics'in evine... Kilitlenmiş bekliyoruz. Acaba bizi ''satıp'' gittin temalı bir protesto olacak mı diye? Sonuçta böyle şeylere alışkınız açıkçası. Ancak Doc daha salona ilk girdiğinde belli oluyor, koç Clippers'a gitmiş falan hiç kimsenin umrunda değil. Akıllarında olan tek şey onca yaşanmışlık. Herkes bir anda kafaları yukarı kaldırıyor ve dev ekrana yöneliyor. Geçmişe yolculuk o anda başlıyor. Önce Rivers'ın Celtics'e ilk geldiği günlerden bir kaç fotoğraf... Aslına bakarsanız saha içi sonuçlarıyla pek de hatırlanacak zamanlar değil. Ancak hiç bir önemi yok çünkü 3 yıl sonra çıkılacak ve uzun yıllar unutulmayacak bir yolculuğun hazırlıkları orada başlıyor. Videoda: Doc Rivers'ın maç içinde hem en ateşli hem de en sevinçli anı var. İşler kızıştığında Paul Pierce'ın koçu, şampiyonluk geldiğinde ise yine Paul Pierce'ın bu sefer arkadaşı olduğu başından aşağı yediği bir kova içecekten belli oluyor. Bir bölümde Celtics taraftarlarına seslenirken, diğer bir bölümde dışarıda sosyal sorumluluk programlarında çocuklarla iç içe... Bir şehrin bir bireyle nasıl birleştiğini o kısacık videoda o kadar güzel anlıyorsunuz ki... Bu sevginin ve teşekkürün faktörlerinden biri başarılı geçmiş bir 6 yıl ama en büyük etkeni başarılar değil, başarılara giderken yaşananlar... Bunu da benimsiyoruz.
Teşekkür etmek basit gibi görünebilir. Ancak her zaman öyle değildir. Celtics taraftarı kolay olanı seçip Doc Rivers'a sallayabilirdi ya da en azından geçmişe saygı olsun hiç protesto etmeyelim ama böyle bir video da yapmayalım diyebilirdi. Fakat onlar zor ve güzel olanı seçtiler:
''Thank You Doc''
diyerek....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder