Yazıya başladığım şu anda Miami Heat - San Antonio Spurs final serisinin 7. maçının ilk yarısı sona ermiş durumda. Baya da kafa kafaya giden güzel bir maç oluyor ve kimin kazanacağını, normal olarak henüz bilmiyoruz. Farkında olduğumuz tek şey ise ikinci yarının ardından, kim şampiyon olursa olsun NBA sezonu sona erecek.
Harika bir final serisi ve izlediğimiz unutulmaz 6. maç benim aklıma 2010 Lakers - Celtics final serisinin 7. maçını getirdi. O da benim için unutulmaz, büyük bir klasikti hala da öyle. Ama o gün o maçı izlerken içimde bir burukluk yok değildi. Çünkü yalnız izleme durumunda kalmıştım ve o manyak maçı biriyle paylaşamamak, biriyle yorum yapamamak da hafif dokunmuştu. Tarihin en iyi maçlarından biri oynanıyor ve bu şampiyonluğu belirleyecek ama kimseyle konuşamıyorsun falan... İyi değildi yani. Şu Twitter'ın getirdiği en güzel özellik benim açımdan da bu oldu. NBA izleyenler genelde sabaha karşı yalnız başına oturup maçını izlerle ama bu Twitter sayesinde iki yorum yapıyorsun, tartışıyorsun yeri gelince sağlam da goy goy yapıyorsun. En önemlisi seninle aynı anda aynı maçı izleyenlerle bir şeyler paylaşıyorsun ki anlamlı oluyor. ''Lan ne büyüttün en nihayetinde maç'' diyenler de olacaktır, anlarım ama NBA izleyen adamın kanına fazlaca, bu şekilde işlemiş durumda bu oyun. Kısaca anlatmaya çalıştığım bu sezon yani 2012-2013 sezonu benim açımdan doya doya geçti. O bakımdan farklı hatırlayacağım kesin.
Pazar günleri erken başlayan maçlardaki kalabalık da, salı-çarşamba gecesi sabaha karşı timeline'da 2-3 kişi kaldığında da, All-Star hafta sonunda her yer NBA olduğunda da ve bu gece Final serisinin 7. maçında da her şey, herkes 10 numaraydı.
Hayatım boyunca geceleri çok fazla uyumadım, küçüklüğümden beri de belki NBA bu yüzden takip etmeye başladım, sevdim. Gece uyumayan insana da bir yakın hissederim ezelden beri kendimi. O yüzden tüm sezon boyunca, gece oynanan maçlarda NBA muhabbeti yaptığım, zaman zaman NBA'den çıkıp geyik yaptığım herkese teşekkürlerimi de borç bilirim. Cidden güzel bir sezon oldu.
Bir kez daha tekrarlayacağım: Benim için yaz mevsiminin gelmesi demek, NBA'de bir takımın şampiyonluk şapkalarını takması demektir. Kısacası ben yazıyı paylaştığım sırada yaz gelecek, sonra 4,5-5 ay ara ardından umarım kış mevsiminde yine buralarda görüşürüz, bu sefer daha fazla kişi olarak.
Herkese tekrardan teşekkürler, herkese de eyvallah...
Sağlıcakla kalın.
Can Hasgör...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder