Los Angeles Lakers'ın geçtiğimiz sezon başından şu ana kadar yaşadıkları, aslında belki de medyada en çok yer tutacak konunun biraz daha geri planda kalmasına neden oldu. Büyük bir takasla Howard'ın takıma katılması, o takımın play-off'a zor girip süpürülmesi, Kobe'nin sakatlığı ardından Howard'ın Rockets'ı seçmesi... Tüm bu süreçte yaşananlar Kobe'nin biten kontratının konuşulmasının önüne geçti. Tabii Kobe bu saatten sonra Lakers'tan başka bir takımda oynamayacaktı, bunu biliyorduk ancak bundan sonraki 2 yıl için alacağı ücret ne olacaktı? Çünkü artık yaş 35'e gelmişti ve ağır bir sakatlık yaşamıştı. Bugün kendisiyle sözleşme uzatıldı. Kobe'nin önümüzdeki 2 yıl Lakers'tan 48 milyon $ alacağı belirtildi. Bu onu en çok kazanan NBA oyuncusu yaptı. Tabii tartışmalar da normal olarak hemen başladı...
Kontrat üzerinden dönen muhabbet belliydi: Fazla mı değil mi? Tüm dış etkenleri çıkartırsanız 35 yaşında aşilini kopartmış bir oyuncunun 2 yıl için 48 milyon alması oldukça fazla ama... Benim açımdan bu cümlenin oldukça uzun bir ''ama''sı var. Bir kere ortalıkta yanlış bir soru mevcut. Eğer soruyu ''fazla mı değil mi'' diye sorarsanız, sayısal ve somut değerleri içine katan bir değerlendirme yapar ve öyle bir sonuca ulaşırsınız. Nedir bunlar? Kobe her ne kadar farklı özellikleriyle bu dezavantajını kapatsa da zaten yaşından dolayı atletizmini kaybetmeye başlamış bir oyuncuydu. Atletizm kaybının doğal sonucu olarak, paralel bir şekilde savunma yönünün de aşağıya doğru seyrettiği açık. Üstelik yaşadığı sakatlık sonucu atletizm ve savunma gücünde daha da çok kayıplar olacağı da aşikar. Bu da Kobe'yi sadece basketbol ve saha içinde teknik unsurlarla değerlendirdiğimizde tek yönlü bir oyuncu yapar. Maalesef zaman acımasız... Bunların dışında verilen bu kontratla tabii cap'in de önemli bir bölümünü ona ayırmış durumdalar. Bunun anlamı hep konuşulan doğru veya yanlıştır Carmelo Anthony ya da Kevin Love gibi süperyıldızlara verilecek kontratlarda zorluk yaşanmasıdır. Hatta Kobe + 2 süperyıldız hayalini de büyük ihtimal ortadan kaldırabiliriz. Bunlar elde edilse bile takımın geri kalanına verilecek kontratlarla ne kadar kaliteli bir kadro kurulacağı soru işareti. Tüm bunlar bu kontratın neden fazla olduğunun temel sebepleri olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak hayatın sadece sayısal ve somut kavramlardan ibaret olmadığının gayet farkındayız. Onun için ''fazla mı değil mi?'' sorusu yerine ''doğru mu değil mi?'' diye sorduğunuzda yine aynı etkenlerle birlikte, çok önemli, karşınıza alamayacağınız ve zaten almak istemediğiniz soyut kavramlar işin içine girer.... Konuştuğumuz iki özneden birinin Kobe Bryant diğerinin ise Lakers olması birazdan bahsedeceğim diğer değerlerin daha çok ön plana çıkmasını sağlar. İşin Kobe tarafına bakarsak; Magic Johnson'dan sonra Lakers gibi büyük bir organizasyonun en büyük sembol oyuncusu. Yani bahsettiğimiz adam herhangi bir organizasyonun herhangi bir başarılı ve çok iyi oyuncusu değil. Şu yazıyı okuyan bir kaç kişiye bir soru sormak istiyorum; Kendinizi bir süreliğine Lakers'ın sahibi olan Buss ailesinden karar verici birinin yerine koyun (bu güzel hayali yazından sonra dilediğinizce uzatabilirsiniz, keyiflidir diye düşünüyorum) 96 yılındasınız, önünüzde geleceği gösteren bir ekran verdiklerini ve Kobe'yle geçen o dönemleri teker teker size izlettiklerini varsayın. Ve sonuna geldiğinde size ''35 yaşında, aşilini kopartmış Kobe'ye kariyerinin sonunda 48 milyon vererek takımın 2 yılının belli bir bölümünü bağlayacaksınız, belki de başarısız geçireceksiniz ya da Kobe ve Lakers birlikteliği hiç bir zaman olmayacak, hangisini tercih edersiniz'' diye bir soru yöneltilse neyi seçerdiniz? Benim tercihim ilki olurdu. Zaten dün gece ben bu yazıyı yazarken de Buss ailesinin Kobe'ye verilen kontratta tamamen fikir birliğinde olduğu açıklandı. Biliyorum, bu bir iş, geçmişe bakmamak, bugünü değerlendirmek lazım. Ama zaten tüm geride kalan kariyer ve yaşanılan onca şeyin doğal bir sonucu olarak Kobe'ye bu rakam veriliyor. Bugün dönüp baktığınızda ligdeki 30 takım içinde kaç tanesinin Kobe gibi sembol bir oyuncuya sahip olduğunu söyleyebiliriz? Sembol oyuncular her takımın vardır ama kaçının Kobe gibi sembol oyuncusu vardır? Önemli olan konu bu. Emin olun 48 milyonun çok azı önümüzdeki 2 yıl için, geriye kalanı ise arkada bırakılan muhteşem bir 17 sene adına verildi. Ve dönüp o geçen 17 yıla baktığınızda, öyle büyük bir oyuncu ve kariyer görüyorsunuz ki bu, kulüp ve taraftarlar için tüm mantıksal değerlendirmelerin bir anda önüne geçiyor.
İmzanın bir de Lakers tarafına bakmamız gerekiyor. Bir kaç kez Kobe'nin Lakers'tan daha büyük olduğu şeklinde yorumlar gördüm. Hatta 48 milyonun da bu yorumu desteklediği söyleniyor. Kesinlikle katılmıyorum. Bir kez söylemiştim, denklem Los Angeles Lakers için Kobe > Lakers şeklinde değil, değerler > geri kalan her şey... Yani tam da bu büyük organizasyonların sahip olması gereken bir düşünce. Lakers da onlardan biri, hatta kimilerine göre (Doc Rivers vs.) yer yüzündeki en büyük organizasyon. Bu büyüklükten 2 yıl şampiyon olmayarak çok şey kaybetmezsiniz, hatta hiç bir şey kaybetmezsiniz ki şampiyonluğa oynanmayacağı da kesin değil. Ancak Kobe gibi bir ismi, kendi istemediği halde sırf, para, cap ve hatta 2 yılı kurtarmak için takımda tutamazsanız işte bu büyük bir organizasyon için değer kaybıdır. Bunu geçtim Kobe'yle uzun süren pazarlıklar yapmanız, üstüne yaşanılanların medyaya yansıması bile Lakers kültürü için büyük bir eksidir. Anlatmaya çalıştığım, sahip çıkılan ''değerler ve kültür'' soyut kavramlar olsa da bu soyut kavramlar sonucu ortada elde edilen somut başarılar ve büyük bir organizasyon var. Bu kontrat sürecinin de, tıpkı şimdi olduğu gibi takımın, derin bir drafta yatmayı tercih etmemesinin de kapısı aynı yere çıkıyor: Lakers kültürü... Zaten bu kültürü kaybetmemeyi tercih ederek Lakers olmayı başarıyorlar. Yarattıkları Lakers markasını en iyi şekilde yönetmek de birinci amaçları. Bu seviyeye çıkmış bir markayı, söz konusu Kobe ise nasıl en karlı çıkarım şeklinde yönetmenize imkan yok. Soruyu, Kobe'yi en kolay, işi hiç uzatmadan, gereken değeri maddi, manevi vererek nasıl takımda tutarım diye sorduğunuzda anda işte Lakers markasını yönetiyorsunuz anlamına gelir. Bu belirlenen strateji belki önümüzdeki 2 yıl için bir kaç tane süper yıldızın ya da çok daha iyi bir kadronun kurulmasını engelleyebilir. Ancak bu strateji neden hep yıldızlar tarafından Lakers'ın tercih edildiğinin ve sonraki yıllarda neden cazibe noktası olarak kalmaya devam edeceğinin yanıtı...
Tüm bu kontrat sürecini küçük resme bakıp, sadece önümüzdeki 2 yılı değerlendirerek düşünmek yanlış olur. Her şey olması gerektiği gibi oldu. Kobe de bir açıklama yaptı ve dedi ki
Çok kolaydı, ortada herhangi bir müzakere olmadı. Lakers, kendi düşüncelerine göre bana bir teklif yaptı, yeniden yapılanmada hala beni önemsiyorlardı. Ben de bu teklifi kabul ettim.
Bunun dışında yaşanacak başka bir senaryo önce Lakers markasına sonrasında da Kobe'ye büyük zarar verirdi. Taraflardan biri için sembolleşmiş oyuncularını para için zora sokuyorlar, diğeri için de parayı, yıllardır büyük başarılar kazandığı takımının önüne koyuyor şeklinde imaj oluşurdu. Buna imkan vermeden bu süreci bir anda sonlandırmış oldular. Kobe için ''ya zaten yıllardır çok para kazandı bu sezon da tıpkı Tim Duncan hatta Lebron James gibi paradan biraz feragat etseydi'' denilebilir. Bunun da olmasına imkan yok, çünkü Kobe zihniyetindeki biri asla kendisi için ''ben artık çok faydalı olamayacağım, bana daha az para verin'' demez. Demeyeceği için de bugün Kobe oldu. Bu kontratın altında; ben hala varım, ben hala en iyisiyim, ben bu yaştan sonra da takımın en önemli oyuncusu olabilirim yatıyor. Başarır, başaramaz orası çok ayrı bir konu ama Kobe'den kimse ''ben geriye çekiliyorum'' demesini bekleyemez....
Toparlayacak olursak; soru doğru şekilde sorulduğunda aslında bu kontratı da, kontratın veriliş şeklini de doğru olduğunu göreceksiniz. En azından benim düşüncem bu. Kobe Bryant'ın Lakers formasıyla 2 yıl daha oynaması için gereken para 48 milyonsa, o para verilmeliydi ve öyle de oldu. Diğer 29 takım ve geriye kalan oyuncular için bunu tartışabiliriz. Ama söz konusu kulüp Lakers, söz konusu oyuncu Kobe Bryant olunca parametreler ve değerlendirmeler bir anda değişiyor. Bu kadar çok Lakers'ı ve Kobe'yi ayrı bir yere koyarak yazmamın gerçekten Kobe sevgisiyle çok alakası yok. Zaten daha önce yaptığım gibi olsaydı da söylerdim. Oturup sakin kafa düşündüğünüzde bu adam için az bile söylediğimin farkına varacaksınız.
Son olarak, bir kaç yıldır Kobe'nin basketbolu bırakacağı düşüncesi arada bir gelir ve beni rahatsız ederdi. Sonuçta bende onunla beraber büyüyen bir sevgi vardı NBA'e karşı. Ama 2 yıl daha, ona en çok yakışacak olan Lakers formalarından bir tanesinin arkasında Kobe Bryant yazacak. Nasıl oynadığı önemli, o adam sahada olacak. 2 yıl sonrasında zaten Kobe Bryant yazan formanın yerinin neresi olacağını da hepimiz biliyoruz....
26 Kasım 2013 Salı
21 Kasım 2013 Perşembe
Paranla Overrated Olmak
Overrated ve Underrated özellikle sporun içinde oldukça yer kaplayan iki kavram. Herkes biliyordur muhakkak ama yine de yazalım temel olarak anlamlarını
Overrated: Gerektiğinden daha fazla değer verilmesi. Underrated ise gereğinden az değer verilmesi. Bu ikisini de bir çok takım ve sporcu için sürekli kullanırız. Şu çok overrated, bu çok underrated diye. Bu iki kavramı oyuncular üzerinde kullanırken algımızı etkileyen hiç şüphesiz saha içindeki performansları. Ancak asıl önemli olan ise özneyi, saha içerisinde yapması gerekenlerle kafamızda oturttuğumuz yer ve bu yeri belirleyen etkenler. Sonuçta izleyenlerin ya da değerlendirenlerin algısı bir oyuncunun ya da takımın overrated mı underrated mı olduğuna karar verir. Bu algıyı oluşturan da saha içinde o ismin yaptıklarından çok, saha dışında kulübün, medyanın ve insanların gösterdikleri ilgi, verdiği değerin tamamıdır...
Bu yazının konusu, NBA takımları tarafından verilen berbat ve elde patlayan kontratlar değil. Konu tam olarak: Haddinden fazla paralarla, insanların algısını etkileyip, beklentileri yukarı çekerek, aslında iyi ve yararlı olabilecek bir oyuncuyu istemeden overrated haline getirmek. Kısaca buna maruz kalan isimler (milyonlar alan adamlar için 'maruz' kelimesi saçma oldu farkındayım)... Her takımı bir göz attım ve bazı isimler dikkatimi çekti. Büyük çoğunluğu verilen fazla para nedeniyle overrated, hatta o kontratın altında ezildiği için zaman zaman da kötü olduğu söylenen oyuncular. Bunun yanında bir kaç tane de yanlış durumda yanlış kontrat olayı var. Hani başka yer ve zaman denir ya öyle işte...
Ben de bir liste yaptım. Bu listedeki oyuncular, ya katkı veren ama gereğinden fazla kontrat almış, ya da cidden iyi ama çok fazla para aldığı için yerden yere vurulan isimlerden oluştu... Kısacası hepsi aynı kategoride değil...
Oyuncuları da kontrattan aldıkları paraya göre küçükten, büyüğe doğru sıraladım...
1-Earl Clark (4.2 milyon $ Cleveland Cavaliers)
Geçtiğimiz sezonun dibe vuran Lakers'ı için tek olumlu nokta diyebiliriz Earl Clark için. Howard takasında kontratları eşitlemek için öylesine eklenmiş bir isimdi. Takımın atletizmi eksilerde olunca, gayretiyle bir anda ön plana çıktı. Ama sonuçta sınırlı, vereceği katkı belli olan bir oyuncu. Geçtiğimiz sezonun Lakers'ından sıyrılması ve Lakers gibi bir organizasyonda ortaya çıkması bir anda güzel kontratların kapısını açtı. Ama 4.2 milyon mu? Evet, Earl Clark çok iyi niyetli, mücadeleci, atlet bir oyuncu olabilir. Bu özellikleriyle belli katkı da sağlayabilir. Ancak bu katkının karşılığının 4.2 milyon $ olduğunu sanmıyorum....

2- Courtney Lee (5 Milyon - Boston Celtics)
''Memlekette 2 numara yetişmiyor hemşerim'' kontejyanından 5 milyon almasını az da olsa anlayabiliyorum.
Sahiden de bir ara çok dolu olan şutör guard pozisyonunda artık çok adam yok. Bu nedenle iki boyalı alana penetre yapan 5 milyonu indiriyor. Tıpkı burada olduğu gibi... Lee iddialı veya ortalama bir takımda katkı veren bir bench oyuncusu olabilir. Tavanı o kadar gözüküyor. Daha fazla yukarısı yok gibi. Tamam 2 numara, delici oyuncu yok anlayabiliyorum ama bu 5 milyon da onu overrated olmaktan kurtarmıyor...
3- Landry Fields (6.5 Milyon - Toronto Raptors)
Yukarıda Courtney Lee için söylediğim ''katkı verebilecek bir bench oyuncusu'' sözünü az çok Fields için de tekrarlayabilirim. Normalde beklenilecek olan kenardan gelip, zaman zaman çift haneli 11-12 sayı atması, genelde 7-8 sayı. Bunun yanında 3-4 ribaund üstüne 2-3 de asist, top çalma falan eklerse yeme de yanında yat. Ama bu beklentiler için çıkarıp 6.5 milyon $ vermek biraz fazla. Mesela 2, 2.5 milyon alsa kafan rahat olur da bu haliyle değil. İsterseniz açın bir 6.5 milyon ve aşağısında alan oyuncuların listesine bakın. Mesela Kyle Korver 6.7 milyon alıyor....
4- Andray Blatche ( 1.5 milyon $ Brooklyn Nets)
Blatche şu anda aldığı kontrata göre en iyi performans veren oyunculardan bir tanesi. Zaten onun bu listeye
girmesinin nedeni Washington Wizards'ın kendisine verdiği 8 milyonluk kontrat. Anlatmaya çalıştığım şu: Blatche 8 milyon kontratlı bir ilk 5 oyuncusuyken amnesty edilecek duruma geliyor. Brooklyn Nets'te 1.5 milyon alıp bench'ten gelen bir oyuncu olduğunda ise işler farklı noktaya gidiyor... Not: Blatche, Nets'le imzaladığı kontrat sonucu 1.5 milyon alıyor. İsteseydi çok daha fazla para alabileceği bir takıma giderdi ama Wizards kendisini amnesty ettiği için 1.5 milyonu 8'e tamamlamak zorunda. Yani her türlü parasını alıyor. Blatche de hem bunun rahatlığı, hem iyi bir rol bulduğu takımda olması hem de biraz da Wizards'a gıcıklığı nedeniyle bu kontratı aldı.
5- Jameer Nelson (8 milyon - Orlando Magic)
Jameer Nelson'ın belli özellikleri var. Gerçekten iyi bir şutör. Kendi sayısını yaratabilir zaman zaman da boyalı alana penetre yapar. Bunun yanında pek başvurmasa da fena da bir pasör değildir. Şu anda 5.7 asistle oynuyor. Nelson guard'a ihtiyacı olan bir takımdan 8 milyon alsa yine fazla gelebilirdi ama bir şekilde anlamaya çalışırdım. Ama tamamen gelecek planları içerisindeki Orlando Magic'ten bu parayı alması beklentileri çok daha fazla yukarı çekiyor. Bunun saha içi etkisini geçtim. Takımın yeniden yapılanmasında Nelson'ın o kontratla çok da takas değeri olmadan roster'da duracak olması kendisini bir anda overrated hale getirebilir. Yoksa Nelson belli yapılarda daha makul fiyatlarda yararlı bir oyuncu olarak da kullanılabilir. Sonuç olarak NBA finali oynamış bir takımın guard'ı. Ama tüm bunlar ona olan bakış açısını önemli derecede etkiliyor....
6- Gerrald Wallace (10 Milyon - Celtics/ kontratı veren Nets)
Deron Williams takımda kalsın, Mavericks'le imzalamasın diye Nets'in panik halinde yaptığı icatlardan biri. Zaten ilk takas imkanında da Celtics'e gönderdiler. Celtics'te de belli bir yapılanma olduğu için şu anda bench'ten geliyor. Ama o bench için 10 milyon oldukça lüks bir rakam. İşte tüm bunlar beklentileri tavana vurduruyor. Yoksa Wallace zaman zaman 4 de oynayabilecek bir 3 numara. Çok iyi savunma yapar, ribaund çeker, tempolu oyuna uygundur, eskisi kadar olmasa da belli bir atletizmi vardır, boş şutları da eli iyi olduğu günlerde sokar. Bir koça elimde o saydığım özelliklerde bir oyuncu var desen, düşünebilir hatta iyi bir takımda bench'te de yer verebilir. Ta ki kontratını duyana kadar...
7- Tiago Splitter (10 milyon - San Antonio Spurs)
Spurs her zaman bu kontrat mevzularının altından iyi kalkmış organizasyonlardan bir tanesi. Splitter geçtiğimiz normal sezonda biraz kıpırdanınca 10 milyon kontratı kaptı. Ancak play-off'larda gösterdiği performans 10 milyonun yanına yaklaşabilecek cinsten değildi. Biraz panik de bunda etkili olmuş olabilir çünkü Duncan'ın yanında oynayan son yıllardaki en iyi isim. Belli bir katkısı var: Savunma yapar, ribaund çeker, birebirlerde de zaman zaman etkilidir ama Splitter'ın bu kontrat altında ezilme ihtimali yüksek. Başka takımda olsaydı net kontratın altında kalır derdim ama konu Spurs olunca biraz bekleyelim derim...
8- DeAndre Jordan (11 Milyon - Los Angeles Clippers)
Evet, DeAndre Jordan sezona çok iyi başladı. Şu andaki algı onun bu kontrat kadar katkı verebildiği yönünde olabilir. Ama ne kadar böyle gidecek? En büyük problem istikrar zaten bu bile 11 milyonu biraz fazla kılıyor. Tamam pota altında sertlik, ribaund, rakibe blok korkusu eyvallah ama hücumda zayıf birebirler, hiç olmayan şut ve serbest atış problemleri... Tüm bunlar 11 milyon için biraz az. Şöyle söyleyeyim DeAndre Jordan'ın Al Horford'la aynı parayı alması dikkatli basketbol seyircileri tarafından DeAndre'ye karşı bakış açısını değiştirir ve beklentileri yukarıya çeker. Bu da onun overrated olmasını sağlar. Benim açımdan spektaküler smaçları, blokları ve atletizmi onu çok daha overrated hale getiriyor . Ama bu tarz şeyler genel izleyicinin hoşuna gitmesi, seyir zevkini artırması, NBA'in de belli bir oranda şov dünyası olması nedeniyle bir yerden kurtarıyor...
9- Tyreke Evans (11 milyon - New Orleans Pelicans)
Tyreke Evans belli şeyleri oldukça iyi yapan bir oyuncu. Delici bir oyuncu, kendi sayısını üretir, iyi de bir şutu vardır. Yukarıda belirtmiştim 2 numara çok yetişmiyor ve o pozisyonun bir oyuncusudur. Pelicans'tan aldığı 11 milyonu delici bir oyuncuya ya da 2 numaraya deli gibi ihtiyacı olan bir takımdan alsa hakkını verir. Hep örneğini vermiştim Pacers'la bu kontratı imzalasa değerini bulmuş bir hale gelir. Ama New Orleans Pelicans da guard Jrue Holiday'ken, üstüne Eric Gordon gibi çok iyi bir 2 numara varken, Evans lüks oluyor. Bu durum da Evans'a dönüyor, aslında doğru yapıda çok iyi katkı verebilecekken bu yapıda bir anda beklentiler çok altında kalıyor...
10- Andrea Bargnani (11.5 Milyon - Toronto Raptors)
Üçlüğü olan, şut atabilen 4 numaralar türünün nadir bulunan örneklerindendir. Bargnani de bunlardan biri. Bu onun belli bir değerde olduğunu zaten gösteriyor. Ama savunmada bir hayalet gibi görünmez olması en büyük sıkıntı. Bargnani şampiyonluk mücadelesi veren bir takımda direkt 4 numara oynar mı zor. Çok iyi savunmacılardan oluşması lazım. Ancak o takımda bench'ten gelip hücumda farklılık yaratabilecek bir rolde yararlı olur mu? Çok da olur. Ama o kontratla aynı zamanda lüks de olur. Şu anda bile Knicks'te %47 saha içi isabetiyle oynuyor. Mesela 4, 4.5 milyona bench'ten gelen bir oyuncu olsa bugün Bargnani'ye bakış açımız çok daha farklı olur, yerden yere vurulacak hale gelmezdi.
11- Javale McGee (11.5 Milyon - Denver Nuggets )
DeAndre Jordan için söylediklerimin çoğunu McGee için de söyleyebilirim. Ama mental olarak DeAndre Jordan'dan bile kötü durumda olması Javale McGee için o kontratın altında kalmasının en büyük sebeplerinden biri. 10-15 dakika arası bench'ten gelerek belli katkılar verebilir. Tıpkı geçtiğimiz sezon George Karl'ın kendisinden faydalandığı gibi. Ama verebileceği o faydalar bakımından bu kontrat biraz fazla. 11 milyonun karşılığı ilk 5 başlayıp, 30-35 dakika sahada kalmak ve verimli olmak. Javale McGee'den ne kadar uzak beklentiler değil mi?
12- Andrew Bogut (14 milyon - Golden State Warriors)
Aslında Bogut'u bu listeye alırken oldukça arada kaldım. Çünkü iyi giden bir Warriors'ın en önemli parçalarından biri. Rakamlardan bağımsız bu para onun getirdiği savunma sertliği için normal gibi düşünülebilir. Ama sakatlıklar ortaya çıkar ve istatistikler normalden de aşağıya düşerse yine belli bir katkı vermesine rağmen insanların gözünde bir anda overrated hale gelebilir.
13- Danny Granger ( 14 milyon - Indiana Pacers )
Danny Granger gerçekten iyi ama kontratı kadar değil oyunculardan bir tanesi. Kendi sayısını üretir. Her maç çift hanelere çıkar genelde 20'ye yakın veya 20'yi geçer. Belli oranda savunmaya ve ribaund'a katkısı vardır. Çoğu takım kendi kadrosunda görmek ister ama 14 milyonla değil. Ve maalesef imzaladığı bu kontratın karşılığını veremeyince insanların gözünde çok kötü bir basketbolcu imajı çiziyor. Aslında öyle değil. Sadece aldığı biraz fazla o kadar... Yoksa iyi topçu...

14- Emeka Okafor (14 milyon - Phoenix Suns / Kontratı veren Wizards)
Çok uzatmayacağım tamam iyi savunmacı, pota altında belli katkı verebilecek bir oyuncu da 14 milyon nedir be abi? Çok daha az kontrata rolünün belli oldu bir yerde önemli katkısı olur da bu şekilde hep insanların algısında aşağılarda kalır.
15- Rudy Gay ( 15 milyon - Toronto Raptors/ kontratı veren Memphis Grizzlies)
Danny Granger için ne söylüyorsam aynısını, nokta ve virgülüne kadar Rudy Gay için de söyleyebilirim. Ayrıldığı Memphis Grizzlies de kalsa belki de takım çok daha iyi yerlerde olabilirdi. Çünkü takımın en önemli hücum silahı Rudy Gay'di. Ama kontratı hep kendisinin önüne geçti. Şimdi Toronto Raptors'ta da aynı şeyler oluyor. Halbuki gerçekten de oldukça önemli oyuncu. Ama kendisine 15 milyon verilirken, yok benim oyunum bu kadar etmez deyip kontratı geri çevirecek hali de yok. Bu adama yapılması gereken daha az bir kontrat vermek ve biraz da sen T-mac değilsin deyip dizginlemek. İşte o zaman çok daha faydalı olur....
16- Joe Johnson ( 21 milyon - Kontratı veren Hawks, Alan Nets)
Atlanta Hawks zamanında yıllık 21 milyonu Joe Johnson'a verelim derken ne düşündü hiç bilmiyorum. Ama verdiler. Nets'in o kontratı alırken ne düşündüğü gayet açık Deron Williams'ı takımda tutmak. Joe Johnson ne yaparsa yapsın, şu takımla yüzüğü de kazansa bile o kontrat hep kendisinin önünde olacak. Şu anda takımın en formda oyuncusu olsa bile....
Benim listem bu kadar. Dediğim gibi bu listeye giren oyuncular, belli bir seviyede oynayan, katkı veren, başka bir takımda, rolde daha iyi olabilecek, farklı kontratlarda oyunun kontratının önüne geçebilecek isimlerdi. Yoksa elde patlayan kontratlara girecek olursak çok oyuncu var. Bu adamlar bir şekilde takımlar, medya ve izleyiciler tarafından overrated olarak görülüp bu kontratları alıyorlar. Daha sonra da o rakamların altında ezilip, katkı verseler bile görülmüyor, iyi oyuncu olsalar da böyle kendileri için böyle düşünülmüyor. Bu onlar için bir şans mı -çünkü milyonlar kazanıyorlar-, yoksa bir şanssızlık mı siz karar verin....
3-Joe Johnson (21 milyon)
Overrated: Gerektiğinden daha fazla değer verilmesi. Underrated ise gereğinden az değer verilmesi. Bu ikisini de bir çok takım ve sporcu için sürekli kullanırız. Şu çok overrated, bu çok underrated diye. Bu iki kavramı oyuncular üzerinde kullanırken algımızı etkileyen hiç şüphesiz saha içindeki performansları. Ancak asıl önemli olan ise özneyi, saha içerisinde yapması gerekenlerle kafamızda oturttuğumuz yer ve bu yeri belirleyen etkenler. Sonuçta izleyenlerin ya da değerlendirenlerin algısı bir oyuncunun ya da takımın overrated mı underrated mı olduğuna karar verir. Bu algıyı oluşturan da saha içinde o ismin yaptıklarından çok, saha dışında kulübün, medyanın ve insanların gösterdikleri ilgi, verdiği değerin tamamıdır...
Bu yazının konusu, NBA takımları tarafından verilen berbat ve elde patlayan kontratlar değil. Konu tam olarak: Haddinden fazla paralarla, insanların algısını etkileyip, beklentileri yukarı çekerek, aslında iyi ve yararlı olabilecek bir oyuncuyu istemeden overrated haline getirmek. Kısaca buna maruz kalan isimler (milyonlar alan adamlar için 'maruz' kelimesi saçma oldu farkındayım)... Her takımı bir göz attım ve bazı isimler dikkatimi çekti. Büyük çoğunluğu verilen fazla para nedeniyle overrated, hatta o kontratın altında ezildiği için zaman zaman da kötü olduğu söylenen oyuncular. Bunun yanında bir kaç tane de yanlış durumda yanlış kontrat olayı var. Hani başka yer ve zaman denir ya öyle işte...
Ben de bir liste yaptım. Bu listedeki oyuncular, ya katkı veren ama gereğinden fazla kontrat almış, ya da cidden iyi ama çok fazla para aldığı için yerden yere vurulan isimlerden oluştu... Kısacası hepsi aynı kategoride değil...
Oyuncuları da kontrattan aldıkları paraya göre küçükten, büyüğe doğru sıraladım...
1-Earl Clark (4.2 milyon $ Cleveland Cavaliers)
Geçtiğimiz sezonun dibe vuran Lakers'ı için tek olumlu nokta diyebiliriz Earl Clark için. Howard takasında kontratları eşitlemek için öylesine eklenmiş bir isimdi. Takımın atletizmi eksilerde olunca, gayretiyle bir anda ön plana çıktı. Ama sonuçta sınırlı, vereceği katkı belli olan bir oyuncu. Geçtiğimiz sezonun Lakers'ından sıyrılması ve Lakers gibi bir organizasyonda ortaya çıkması bir anda güzel kontratların kapısını açtı. Ama 4.2 milyon mu? Evet, Earl Clark çok iyi niyetli, mücadeleci, atlet bir oyuncu olabilir. Bu özellikleriyle belli katkı da sağlayabilir. Ancak bu katkının karşılığının 4.2 milyon $ olduğunu sanmıyorum....
2- Courtney Lee (5 Milyon - Boston Celtics)
''Memlekette 2 numara yetişmiyor hemşerim'' kontejyanından 5 milyon almasını az da olsa anlayabiliyorum.
Sahiden de bir ara çok dolu olan şutör guard pozisyonunda artık çok adam yok. Bu nedenle iki boyalı alana penetre yapan 5 milyonu indiriyor. Tıpkı burada olduğu gibi... Lee iddialı veya ortalama bir takımda katkı veren bir bench oyuncusu olabilir. Tavanı o kadar gözüküyor. Daha fazla yukarısı yok gibi. Tamam 2 numara, delici oyuncu yok anlayabiliyorum ama bu 5 milyon da onu overrated olmaktan kurtarmıyor...
3- Landry Fields (6.5 Milyon - Toronto Raptors)
Yukarıda Courtney Lee için söylediğim ''katkı verebilecek bir bench oyuncusu'' sözünü az çok Fields için de tekrarlayabilirim. Normalde beklenilecek olan kenardan gelip, zaman zaman çift haneli 11-12 sayı atması, genelde 7-8 sayı. Bunun yanında 3-4 ribaund üstüne 2-3 de asist, top çalma falan eklerse yeme de yanında yat. Ama bu beklentiler için çıkarıp 6.5 milyon $ vermek biraz fazla. Mesela 2, 2.5 milyon alsa kafan rahat olur da bu haliyle değil. İsterseniz açın bir 6.5 milyon ve aşağısında alan oyuncuların listesine bakın. Mesela Kyle Korver 6.7 milyon alıyor....4- Andray Blatche ( 1.5 milyon $ Brooklyn Nets)
Blatche şu anda aldığı kontrata göre en iyi performans veren oyunculardan bir tanesi. Zaten onun bu listeye girmesinin nedeni Washington Wizards'ın kendisine verdiği 8 milyonluk kontrat. Anlatmaya çalıştığım şu: Blatche 8 milyon kontratlı bir ilk 5 oyuncusuyken amnesty edilecek duruma geliyor. Brooklyn Nets'te 1.5 milyon alıp bench'ten gelen bir oyuncu olduğunda ise işler farklı noktaya gidiyor... Not: Blatche, Nets'le imzaladığı kontrat sonucu 1.5 milyon alıyor. İsteseydi çok daha fazla para alabileceği bir takıma giderdi ama Wizards kendisini amnesty ettiği için 1.5 milyonu 8'e tamamlamak zorunda. Yani her türlü parasını alıyor. Blatche de hem bunun rahatlığı, hem iyi bir rol bulduğu takımda olması hem de biraz da Wizards'a gıcıklığı nedeniyle bu kontratı aldı.
5- Jameer Nelson (8 milyon - Orlando Magic)
Jameer Nelson'ın belli özellikleri var. Gerçekten iyi bir şutör. Kendi sayısını yaratabilir zaman zaman da boyalı alana penetre yapar. Bunun yanında pek başvurmasa da fena da bir pasör değildir. Şu anda 5.7 asistle oynuyor. Nelson guard'a ihtiyacı olan bir takımdan 8 milyon alsa yine fazla gelebilirdi ama bir şekilde anlamaya çalışırdım. Ama tamamen gelecek planları içerisindeki Orlando Magic'ten bu parayı alması beklentileri çok daha fazla yukarı çekiyor. Bunun saha içi etkisini geçtim. Takımın yeniden yapılanmasında Nelson'ın o kontratla çok da takas değeri olmadan roster'da duracak olması kendisini bir anda overrated hale getirebilir. Yoksa Nelson belli yapılarda daha makul fiyatlarda yararlı bir oyuncu olarak da kullanılabilir. Sonuç olarak NBA finali oynamış bir takımın guard'ı. Ama tüm bunlar ona olan bakış açısını önemli derecede etkiliyor....
6- Gerrald Wallace (10 Milyon - Celtics/ kontratı veren Nets)
Deron Williams takımda kalsın, Mavericks'le imzalamasın diye Nets'in panik halinde yaptığı icatlardan biri. Zaten ilk takas imkanında da Celtics'e gönderdiler. Celtics'te de belli bir yapılanma olduğu için şu anda bench'ten geliyor. Ama o bench için 10 milyon oldukça lüks bir rakam. İşte tüm bunlar beklentileri tavana vurduruyor. Yoksa Wallace zaman zaman 4 de oynayabilecek bir 3 numara. Çok iyi savunma yapar, ribaund çeker, tempolu oyuna uygundur, eskisi kadar olmasa da belli bir atletizmi vardır, boş şutları da eli iyi olduğu günlerde sokar. Bir koça elimde o saydığım özelliklerde bir oyuncu var desen, düşünebilir hatta iyi bir takımda bench'te de yer verebilir. Ta ki kontratını duyana kadar...
7- Tiago Splitter (10 milyon - San Antonio Spurs)
Spurs her zaman bu kontrat mevzularının altından iyi kalkmış organizasyonlardan bir tanesi. Splitter geçtiğimiz normal sezonda biraz kıpırdanınca 10 milyon kontratı kaptı. Ancak play-off'larda gösterdiği performans 10 milyonun yanına yaklaşabilecek cinsten değildi. Biraz panik de bunda etkili olmuş olabilir çünkü Duncan'ın yanında oynayan son yıllardaki en iyi isim. Belli bir katkısı var: Savunma yapar, ribaund çeker, birebirlerde de zaman zaman etkilidir ama Splitter'ın bu kontrat altında ezilme ihtimali yüksek. Başka takımda olsaydı net kontratın altında kalır derdim ama konu Spurs olunca biraz bekleyelim derim...
8- DeAndre Jordan (11 Milyon - Los Angeles Clippers)
Evet, DeAndre Jordan sezona çok iyi başladı. Şu andaki algı onun bu kontrat kadar katkı verebildiği yönünde olabilir. Ama ne kadar böyle gidecek? En büyük problem istikrar zaten bu bile 11 milyonu biraz fazla kılıyor. Tamam pota altında sertlik, ribaund, rakibe blok korkusu eyvallah ama hücumda zayıf birebirler, hiç olmayan şut ve serbest atış problemleri... Tüm bunlar 11 milyon için biraz az. Şöyle söyleyeyim DeAndre Jordan'ın Al Horford'la aynı parayı alması dikkatli basketbol seyircileri tarafından DeAndre'ye karşı bakış açısını değiştirir ve beklentileri yukarıya çeker. Bu da onun overrated olmasını sağlar. Benim açımdan spektaküler smaçları, blokları ve atletizmi onu çok daha overrated hale getiriyor . Ama bu tarz şeyler genel izleyicinin hoşuna gitmesi, seyir zevkini artırması, NBA'in de belli bir oranda şov dünyası olması nedeniyle bir yerden kurtarıyor...
9- Tyreke Evans (11 milyon - New Orleans Pelicans)
Tyreke Evans belli şeyleri oldukça iyi yapan bir oyuncu. Delici bir oyuncu, kendi sayısını üretir, iyi de bir şutu vardır. Yukarıda belirtmiştim 2 numara çok yetişmiyor ve o pozisyonun bir oyuncusudur. Pelicans'tan aldığı 11 milyonu delici bir oyuncuya ya da 2 numaraya deli gibi ihtiyacı olan bir takımdan alsa hakkını verir. Hep örneğini vermiştim Pacers'la bu kontratı imzalasa değerini bulmuş bir hale gelir. Ama New Orleans Pelicans da guard Jrue Holiday'ken, üstüne Eric Gordon gibi çok iyi bir 2 numara varken, Evans lüks oluyor. Bu durum da Evans'a dönüyor, aslında doğru yapıda çok iyi katkı verebilecekken bu yapıda bir anda beklentiler çok altında kalıyor...
10- Andrea Bargnani (11.5 Milyon - Toronto Raptors)
Üçlüğü olan, şut atabilen 4 numaralar türünün nadir bulunan örneklerindendir. Bargnani de bunlardan biri. Bu onun belli bir değerde olduğunu zaten gösteriyor. Ama savunmada bir hayalet gibi görünmez olması en büyük sıkıntı. Bargnani şampiyonluk mücadelesi veren bir takımda direkt 4 numara oynar mı zor. Çok iyi savunmacılardan oluşması lazım. Ancak o takımda bench'ten gelip hücumda farklılık yaratabilecek bir rolde yararlı olur mu? Çok da olur. Ama o kontratla aynı zamanda lüks de olur. Şu anda bile Knicks'te %47 saha içi isabetiyle oynuyor. Mesela 4, 4.5 milyona bench'ten gelen bir oyuncu olsa bugün Bargnani'ye bakış açımız çok daha farklı olur, yerden yere vurulacak hale gelmezdi.
11- Javale McGee (11.5 Milyon - Denver Nuggets )
DeAndre Jordan için söylediklerimin çoğunu McGee için de söyleyebilirim. Ama mental olarak DeAndre Jordan'dan bile kötü durumda olması Javale McGee için o kontratın altında kalmasının en büyük sebeplerinden biri. 10-15 dakika arası bench'ten gelerek belli katkılar verebilir. Tıpkı geçtiğimiz sezon George Karl'ın kendisinden faydalandığı gibi. Ama verebileceği o faydalar bakımından bu kontrat biraz fazla. 11 milyonun karşılığı ilk 5 başlayıp, 30-35 dakika sahada kalmak ve verimli olmak. Javale McGee'den ne kadar uzak beklentiler değil mi?
12- Andrew Bogut (14 milyon - Golden State Warriors)
Aslında Bogut'u bu listeye alırken oldukça arada kaldım. Çünkü iyi giden bir Warriors'ın en önemli parçalarından biri. Rakamlardan bağımsız bu para onun getirdiği savunma sertliği için normal gibi düşünülebilir. Ama sakatlıklar ortaya çıkar ve istatistikler normalden de aşağıya düşerse yine belli bir katkı vermesine rağmen insanların gözünde bir anda overrated hale gelebilir.
13- Danny Granger ( 14 milyon - Indiana Pacers )
Danny Granger gerçekten iyi ama kontratı kadar değil oyunculardan bir tanesi. Kendi sayısını üretir. Her maç çift hanelere çıkar genelde 20'ye yakın veya 20'yi geçer. Belli oranda savunmaya ve ribaund'a katkısı vardır. Çoğu takım kendi kadrosunda görmek ister ama 14 milyonla değil. Ve maalesef imzaladığı bu kontratın karşılığını veremeyince insanların gözünde çok kötü bir basketbolcu imajı çiziyor. Aslında öyle değil. Sadece aldığı biraz fazla o kadar... Yoksa iyi topçu...

14- Emeka Okafor (14 milyon - Phoenix Suns / Kontratı veren Wizards)
Çok uzatmayacağım tamam iyi savunmacı, pota altında belli katkı verebilecek bir oyuncu da 14 milyon nedir be abi? Çok daha az kontrata rolünün belli oldu bir yerde önemli katkısı olur da bu şekilde hep insanların algısında aşağılarda kalır.
15- Rudy Gay ( 15 milyon - Toronto Raptors/ kontratı veren Memphis Grizzlies)Danny Granger için ne söylüyorsam aynısını, nokta ve virgülüne kadar Rudy Gay için de söyleyebilirim. Ayrıldığı Memphis Grizzlies de kalsa belki de takım çok daha iyi yerlerde olabilirdi. Çünkü takımın en önemli hücum silahı Rudy Gay'di. Ama kontratı hep kendisinin önüne geçti. Şimdi Toronto Raptors'ta da aynı şeyler oluyor. Halbuki gerçekten de oldukça önemli oyuncu. Ama kendisine 15 milyon verilirken, yok benim oyunum bu kadar etmez deyip kontratı geri çevirecek hali de yok. Bu adama yapılması gereken daha az bir kontrat vermek ve biraz da sen T-mac değilsin deyip dizginlemek. İşte o zaman çok daha faydalı olur....
16- Joe Johnson ( 21 milyon - Kontratı veren Hawks, Alan Nets)
Atlanta Hawks zamanında yıllık 21 milyonu Joe Johnson'a verelim derken ne düşündü hiç bilmiyorum. Ama verdiler. Nets'in o kontratı alırken ne düşündüğü gayet açık Deron Williams'ı takımda tutmak. Joe Johnson ne yaparsa yapsın, şu takımla yüzüğü de kazansa bile o kontrat hep kendisinin önünde olacak. Şu anda takımın en formda oyuncusu olsa bile....
Benim listem bu kadar. Dediğim gibi bu listeye giren oyuncular, belli bir seviyede oynayan, katkı veren, başka bir takımda, rolde daha iyi olabilecek, farklı kontratlarda oyunun kontratının önüne geçebilecek isimlerdi. Yoksa elde patlayan kontratlara girecek olursak çok oyuncu var. Bu adamlar bir şekilde takımlar, medya ve izleyiciler tarafından overrated olarak görülüp bu kontratları alıyorlar. Daha sonra da o rakamların altında ezilip, katkı verseler bile görülmüyor, iyi oyuncu olsalar da böyle kendileri için böyle düşünülmüyor. Bu onlar için bir şans mı -çünkü milyonlar kazanıyorlar-, yoksa bir şanssızlık mı siz karar verin....
3-Joe Johnson (21 milyon)
19 Kasım 2013 Salı
Kurtarma Operasyonu Vol2: Detroit Pistons
Detroit Pistons yaz döneminde Howard'ın ardından free agent piyasasındaki ikinci oyuncu olan Josh Smith'i kadrosuna kattı. Bu uzun bir aradan sonra biz de artık işin içindeyiz demekti hiç kuşkusuz. Ama bu takviye temel yapılarda problemlere de yol açtı. Üstüne Joe Dumars'ın anlamsız bir şekilde Brandon Jennings'i takıma getirmesi bunu, hiç sayı olmayan sadece harflerden oluşan bir problem haline çevirdi.
Şöyle ki çoğunlukla boyalı alandan etkili olabilen Josh Smith, Greg Monroe ve Andre Drummond'la oynuyorlar. Bilirsiniz uzunlar her zaman kısalara bağımlıdır. Kısaca bu üç adam da takımdaki guardın eline bakıyor. Yani kısa oyuncunun, yani Brandon Jennings'in.... Bir diğer problem de bu 3 ön alanın bir arada oynamasının basketbola pek de uymaması... Joe Dumars sanırım deneysel bir işleme girişti, tahmin ettiğim gibi aşı tutmadı... Ama enseyi karartmaya gerek yok çünkü Pistons'ın elinde oldukça iyi takas malzemeleri var...
Nedir bu değerli takas parçaları?
1-Greg Monroe. Her takımın kadrosunda görmek isteyeceği, genç, gelecek vaadeden bir oyuncu. Zaten o takımın daha dengeli bir hal alması için Monroe'nun takasta kullanılması şart.
2-Biten kontratlar...
Takas amaçları
Pistons iddialı bir şekilde devam etmek için içerideki uzunları oynatacak bir guard'a ihtiyacı var. Kısaca Jennings'in eline bakmamalılar. Onu ister bench'e ister 2 numara kullanabilirsiniz. Ancak önemli olan organizasyonu sağlayacak bir guard.
Kontratı biten oyuncularla, draft hakkı da vererek iyi oyuncuları alıp biraz daha iddialı hale gelmek... O zaman başlayalım...
Senaryo 1
Bu takasın aynısını Celtics yazımda da ortaya koymuştum. Bu takası Pistons seve seve yapar. Gerçekleşmesi için uygun ortamı sağlayacak olan taraf Boston Celtics. Şayet onlar takımı dağıtıp sıfırdan başlamayı düşünürlerse. Hem kontratı biten hem de geleceği çok parlak olan Greg Monroe'yu isteyeceklerdir. Hem de Stuckey'nin biten kontratını seve seve alacaklardır. (Stuckey yerine Villanueva da yazılabilir. Evet Dumars ikisine de 8'er milyon $ verdi). Pistons da içerideki uzunları oynatacak, pas dağıtımını sağlayacak ligin en iyi guardlarından birini kapar.
Senaryo 2
Bu takasta New Orleans'ta mutsuz olduğunu az çok bildiğimiz Eric Gordon, Detroit'e gelir. Gordon yukarıda çizdiğim takımı oynatan guard olmasa da spacing için Pistons adına bulunmaz bir nimet. Pelicans da Monroe ve Davis'le birlikte hem bu sezon hem de önümüzdeki yıllar için sağlam bir pota altı ikilisine sahip olur. Arkalarında Smith ve Ryan Anderson'la ilginç bir pota altı rotasyonu elde ederler. Tyreke Evans, Gordon sonrası ilk 5'e yerleşir. Ayrıca Stuckey ya da Villanueva'nın kontratını alırlar. Ancak bu takas sonrası Joe Dumars, Josh Smith ve Drummond'u yanına alıp Jennings'i tenhaya çekerek önce pası düşünmesi anlamında küçük telkinlerde bulunmalı...
Senaryo 3
Hepimiz Toronto Raptors'ın yeni GM'i Ujiri'nin kadroyu dağıtmak gibi bir planının olduğunu. Bu sezon draftı bekleyip, cap'te yer açarak gelecek sezon için iddialı bir hale gelmek istediğini biliyoruz. Kadro dağıtmak ve Cap'te yer açmak istiyorsa Pistons'tan daha iyi bir yer olamaz. Öncelikle Monroe'yu alırsın. Önemli bir oyuncu olacağı kesin. Ardından Villanueva ve Stuckey'nin biten kontratları. Yaklaşık 17-18 milyon $ ediyor. Ve Jerebko gibi bench'te işe yarayabilecek bir 4 numara. Bu sayede Amir Johnson'ı da takas malzemesi olarak kullanma imkanın ortaya çıkar. Dönelim Pistons'a. Josh Smith'i 4'e çekersin. 3'e Rudy Gay, 2'ye Demar Derozan. Şampiyonluk için değil ama iddialı bir takım oluşturabilirsin. Bu Pistons'ın en büyük sorunlarından biri olan seyircinin gelmemesine de çözüm olabilir. Yeni bir heyecan yaratır...
Senaryo 4
Bu takasta Goran Dragic gibi Pistons'ın oyununa uygun, koşan ve uzunları yönlendirebilen bir oyuncu gelir. Jennings daha çok atıcı görevine çekilir. Ayrıca Suns'tan draft hakkı da alınabilir (bir diğer sezon için 2015). Suns da rebuilding adına hem biten kontrat hem de Monroe'yu alır.
Tüm bunların dışında Pistons biten kontratlarıyla draft hakkı karşılığında takas yapabilir. Ya da Monroe'yu yine draft hakkı karşılığında gönderebilir. Ama benim düşüncem draft hakkından çok seyirciyi salona çekecek, heyecan getirecek oyuncuların peşinde olacaklardır. Çünkü artık iddialı olmak istiyorlar....
Şöyle ki çoğunlukla boyalı alandan etkili olabilen Josh Smith, Greg Monroe ve Andre Drummond'la oynuyorlar. Bilirsiniz uzunlar her zaman kısalara bağımlıdır. Kısaca bu üç adam da takımdaki guardın eline bakıyor. Yani kısa oyuncunun, yani Brandon Jennings'in.... Bir diğer problem de bu 3 ön alanın bir arada oynamasının basketbola pek de uymaması... Joe Dumars sanırım deneysel bir işleme girişti, tahmin ettiğim gibi aşı tutmadı... Ama enseyi karartmaya gerek yok çünkü Pistons'ın elinde oldukça iyi takas malzemeleri var...
Nedir bu değerli takas parçaları?
1-Greg Monroe. Her takımın kadrosunda görmek isteyeceği, genç, gelecek vaadeden bir oyuncu. Zaten o takımın daha dengeli bir hal alması için Monroe'nun takasta kullanılması şart.
2-Biten kontratlar...
Takas amaçları
Pistons iddialı bir şekilde devam etmek için içerideki uzunları oynatacak bir guard'a ihtiyacı var. Kısaca Jennings'in eline bakmamalılar. Onu ister bench'e ister 2 numara kullanabilirsiniz. Ancak önemli olan organizasyonu sağlayacak bir guard.
Kontratı biten oyuncularla, draft hakkı da vererek iyi oyuncuları alıp biraz daha iddialı hale gelmek... O zaman başlayalım...
Senaryo 1
Bu takasın aynısını Celtics yazımda da ortaya koymuştum. Bu takası Pistons seve seve yapar. Gerçekleşmesi için uygun ortamı sağlayacak olan taraf Boston Celtics. Şayet onlar takımı dağıtıp sıfırdan başlamayı düşünürlerse. Hem kontratı biten hem de geleceği çok parlak olan Greg Monroe'yu isteyeceklerdir. Hem de Stuckey'nin biten kontratını seve seve alacaklardır. (Stuckey yerine Villanueva da yazılabilir. Evet Dumars ikisine de 8'er milyon $ verdi). Pistons da içerideki uzunları oynatacak, pas dağıtımını sağlayacak ligin en iyi guardlarından birini kapar.
Senaryo 2
Bu takasta New Orleans'ta mutsuz olduğunu az çok bildiğimiz Eric Gordon, Detroit'e gelir. Gordon yukarıda çizdiğim takımı oynatan guard olmasa da spacing için Pistons adına bulunmaz bir nimet. Pelicans da Monroe ve Davis'le birlikte hem bu sezon hem de önümüzdeki yıllar için sağlam bir pota altı ikilisine sahip olur. Arkalarında Smith ve Ryan Anderson'la ilginç bir pota altı rotasyonu elde ederler. Tyreke Evans, Gordon sonrası ilk 5'e yerleşir. Ayrıca Stuckey ya da Villanueva'nın kontratını alırlar. Ancak bu takas sonrası Joe Dumars, Josh Smith ve Drummond'u yanına alıp Jennings'i tenhaya çekerek önce pası düşünmesi anlamında küçük telkinlerde bulunmalı...
Senaryo 3
Hepimiz Toronto Raptors'ın yeni GM'i Ujiri'nin kadroyu dağıtmak gibi bir planının olduğunu. Bu sezon draftı bekleyip, cap'te yer açarak gelecek sezon için iddialı bir hale gelmek istediğini biliyoruz. Kadro dağıtmak ve Cap'te yer açmak istiyorsa Pistons'tan daha iyi bir yer olamaz. Öncelikle Monroe'yu alırsın. Önemli bir oyuncu olacağı kesin. Ardından Villanueva ve Stuckey'nin biten kontratları. Yaklaşık 17-18 milyon $ ediyor. Ve Jerebko gibi bench'te işe yarayabilecek bir 4 numara. Bu sayede Amir Johnson'ı da takas malzemesi olarak kullanma imkanın ortaya çıkar. Dönelim Pistons'a. Josh Smith'i 4'e çekersin. 3'e Rudy Gay, 2'ye Demar Derozan. Şampiyonluk için değil ama iddialı bir takım oluşturabilirsin. Bu Pistons'ın en büyük sorunlarından biri olan seyircinin gelmemesine de çözüm olabilir. Yeni bir heyecan yaratır...
Senaryo 4
Bu takasta Goran Dragic gibi Pistons'ın oyununa uygun, koşan ve uzunları yönlendirebilen bir oyuncu gelir. Jennings daha çok atıcı görevine çekilir. Ayrıca Suns'tan draft hakkı da alınabilir (bir diğer sezon için 2015). Suns da rebuilding adına hem biten kontrat hem de Monroe'yu alır.
Tüm bunların dışında Pistons biten kontratlarıyla draft hakkı karşılığında takas yapabilir. Ya da Monroe'yu yine draft hakkı karşılığında gönderebilir. Ama benim düşüncem draft hakkından çok seyirciyi salona çekecek, heyecan getirecek oyuncuların peşinde olacaklardır. Çünkü artık iddialı olmak istiyorlar....
15 Kasım 2013 Cuma
Kurtarma Operasyonu Vol1: Boston Celtics
NBA'de takas, takip edenleri en çok merak ettiren, heyecanlandıran kavramlardan biridir... Nasıl olmasın ki? Hayatta yapmayı en çok sevdiğimiz şey kıyaslamanın vücut bulmuş hali. Ayrıca oyuncuların farklı forma giymesi merak uyandırıcı olmuştur, bu da ilgi çeker.... Takastan kim kazançlı çıktı? kim ''salonunu da verseydin'' yorumlarına maruz kaldı... Bunların tamamı güzel şeyler... Twitter'dan dürttüler ''sen de böyle bir şey yazsana'' diye... Trendbasket'in şu linkteki yazısını örnek gösterdiler.... NBA'in tamamında takas genel bir konu ve ciddi zaman ayırmak gerekiyor. Neyse ki Hollinger reiz trade machine'le büyük kıyak yapsa da yine vakit ve dikkati bu konunun üzerine vermek lazım...
Gaza getirdiler, yavaştan başlıyorum. Elimden geldiğince takımları kurtarmaya çalışacağım. Tabii bu takaslar çok detay olmayacak, işin içine draftlar ve bazı dakika almayan oyuncular da giriyor. Bunlardan uzak durup temel, ana parçalardan gideceğim. Takım, takım devam etmek istiyorum. Şu sıralar timeline'da en çok kurtarılmaya çalışılan takım Boston Celtics... Biz de oradan başlayalım
Öncelikle Celtics'in amacını belirleyip bu doğrultuda devam etmek gerekiyor. Celtics'in en büyük amacı kontratlardan, kurtulup kadroyu boşaltmak. Tüm kurgulanacak takaslar da bunun doğrultusunda olmalı ve takas değeri olan parçalar ön plana çıkarılmalı.
Celtics kadrosundan takas edilebilecek ya da edilmek istenen oyuncular:
1-Brandon Bass
2-Kris Humphries (kontratın son senesinde)
3-Jeff Green
4-Gerald Wallace
5-Jordan Crawford
6-M. Brooks
7- Belki Rondo...
Senaryo 1
Pacers'ın eksik olduğu noktayı biliyoruz. Stephenson ne kadar sezona harika başlasa da böyle devam eder mi bilinmez. Ayrıca aynı seviyede kalsa bile Pacers'ın birebirde sayı bulabilecek, potaya topla gidebilecek delici kısaya ihtiyacı var. Tebrikler! Bu takasta 2 tane alıyorsunuz. Bu iki oyuncuyla bir çok rotasyon yapılabilir. Jeff Green 2 numarada Paul George'la da oynayabilir. Onun yerine de. Courtney Lee kenardan gelip, potaya topla beraber gidebilecek bir oyuncu. Yani Pacers'ın tam da istediği gibi. Üstelik bench de kuvvetlenmiş olacak. Celtics tarafından ise kadro boşaltmak amacına hizmet eden bir takas. Üstüne gelen Granger'ın 14 milyon $ gibi biten bir kontratı var. Cap'te büyük bir yer açılacak yani. Üstüne bakarsın Granger tutar. Onunla da belki daha ucuza kontrat imzalarsın... İki taraf için de mis gibi, tertemiz bir ex-change olarak geldi bana....
Senaryo 2
Boston Celtics için bir diğer yaşanabilecek senaryo bu. Ömer Aşık rebuilding sonrası kurulan iyi bir kadroda pota altında düşünebileceğiniz bir oyuncu. Düşünmüyor musunuz? Gelecek sezon 14 milyon $'lık kontratı sona eriyor. Hem kontratı biten hem de iyi bir pivottan daha güzel bir takas malzemesi olamazı. Yani neresinden bakarsan bak iyi hamle. Karşıda Houston Rockets... Ellerinde 4 numara yok. Eğer biraz dış şutunuz varsa, hafif de atletseniz Rockets'a başvurun muhtemelen kontrat alacaksınız. Durum böyleyken Brandon Bass'e hayır demeyeceklerdir. Üstüne gelişime açık bir Brooks. Bunun Celtics'ten Bass yerine Wallace'lı bir versiyonu da olabilir. Ben de ilk başta olabilir diye düşünsem de Rockets, 31 yaşındaki Wallace'ın 3 yıl için 30 milyonluk kontratını almaz. Bass daha uygundur... D. Morrey, Ryan Anderson'ı bunu bir düşünsün derim
Not: Celtics senaryo 1 ve senaryo 2'deki takasın ikisini birden yapabilir. Yaparsa çok da iyi olur...
Senaryo 3
Diyelim ki Danny Ainge çıldırdı rebuilding istiyor. Bu uğurda Rondo'yu da gönderecek. Bunu yapmayı planladığı anda düşüncesini hafiften salacaktır. ''Ainge Rondo'yu takas edecekmiş'' muhabbetleri kapalı kapılar ardında konuşulursa buna en çok kulak kabartacak adamlardan biri hiç kuşku yok ki Joe Dumars olacaktır. Çünkü Josh Smith, Monroe ve Drummond'ın olduğu ön alana Brandon Jennings'i getirerek saçma denilebilecek bir hareket yaptı. Zaten içten içe de ''ya bu üçü aynı anda olmuyor'' diyerek Sergen-Tümer etkisine yakalanmış durumda. ''En iyisi Monroe'yu gönderip, geriye kalan ikisini oynatabilecek bir Rondo'yu alırım. Jennings'i de 2 numaraya çekerim'' diye düşünebilir. Celtics ise bu takas sonucunda Monroe gibi geleceği çok parlar bir uzun (O bölgede Sullinger var diyebilirsiniz. Ama Monroe hem daha iyi hem de gelecekte pivot bile oynayabilecek bir oyuncu) hem de Stuckey'nin biten kontratını alarak cap'i boşaltacaktır.
Senaryo 4
Celtics gibi bir takımın kültüründe uzun yıllar rebuilding olamaz diye düşünürseniz bu başlangıç gayet iyi olabilir. Tabii Kris Humphries'ı takımda tutup onun yaratacağı boşluğu free agent'ta da kullanmak isteyebilir. Ama Afflalo ve Vucevic hiç de fena durmuyor. Celtics zaten iyi bir yerden draftta oyuncu seçecektir. Üstüne seanryo 1'deki takası yapıp, üstüne yapılacak bir kaç ayarlamayla cap'te doğacak boşlukla yıldız bir oyuncu da takıma kazandırılabilir.
Kısaca
Rondo+ Afflalo + draft/FA + draft/FA + Vucevic / Avery Bradley + Jordan Crawford + Sullinger + Gerald Wallace + Faverani + Olynk gibi bir kadro kurulabilir. Nasıl?
Magic de zaten Oladipo'nun daha fazla süre alması ve drafftan iyi bir seçim yapabilmek için bu iki oyuncuyu takasla elden çıkarmaya sıcak bakacaktır... Üstüne Humphries'in biten kontratı gelecek. Salladığınız bu adam bir anda Afflalo ve Vucevic'e dönüşebilir, değerini bilin....
Ayrıca FA yerine Melo yazabilirsiniz...
Senaryo 5
Gelecek sezonun temellerini şimdiden atma adına düşünülebilecek bir başka takas. Sixers biten kontratları kabul edecektir. Bradley'i de takımda görmek isteyebilirler. Celtics iki önemli rol oyuncusu alır. Üstüne Brandon Bass ve Ömer Aşık'lı senaryo 2'deki takası gerçekleştirir. Bundan sonra sıra çok çok iyi bir 2 numaraya gelir. İşte bu takasın tıkandığı yer burası olur. Çünkü takımın gidişatını değiştirecek 2 numara şu anda piyasada yok. Drafttan bir şey bulmak isteyecektir. Ama bu da 2-3 sezonunu alacağından bu takasla pek ilgilenebileceklerini sanmıyorum...
Yapılabilecek takas senaryoları benim açımdan bu şekilde... Ben olsam
Önce senaryo 1'deki Granger - Jeff Green + Courtney Lee takasını yaparım. Ardından senaryo 4'teki Humphries - Vucevic + Afflalo takasına yönelirim. Gelecek sezonun sonunda drafttan seçebileceğim kadar iyi bir adam bulurum. 3 ya da 4 numara. Cap'te yaratacağım boşlukla beraber bir tane de süperyıldızı takıma kazandırmaya bakarım. Bu da muhtemelen Rondo ile beraber oynamayı isteyen Melo olur. Sonuç olarak gelecek seneye tekrar kafaya oynayan bir Celtics bu şekilde yaratılabilir.... Ainge'in mail adresi var mı???
Edit: Mert Aydın kardeşim uyandırdı. Vucevic'i öyle bedavaya vermezler diye. Haklı olabileceğini düşünüyorum. Ona göre her şey yıkıp en baştan başlamak. Yani senaryo 3. Buna göre Rondo gidiyor, Stuckey'nin biten kontratı + Monroe geliyor. Granger - Jeff Green takasında da hem fikiriz. Draft haklarıyla beraber...
Gaza getirdiler, yavaştan başlıyorum. Elimden geldiğince takımları kurtarmaya çalışacağım. Tabii bu takaslar çok detay olmayacak, işin içine draftlar ve bazı dakika almayan oyuncular da giriyor. Bunlardan uzak durup temel, ana parçalardan gideceğim. Takım, takım devam etmek istiyorum. Şu sıralar timeline'da en çok kurtarılmaya çalışılan takım Boston Celtics... Biz de oradan başlayalım
Öncelikle Celtics'in amacını belirleyip bu doğrultuda devam etmek gerekiyor. Celtics'in en büyük amacı kontratlardan, kurtulup kadroyu boşaltmak. Tüm kurgulanacak takaslar da bunun doğrultusunda olmalı ve takas değeri olan parçalar ön plana çıkarılmalı.
Celtics kadrosundan takas edilebilecek ya da edilmek istenen oyuncular:
1-Brandon Bass
2-Kris Humphries (kontratın son senesinde)
3-Jeff Green
4-Gerald Wallace
5-Jordan Crawford
6-M. Brooks
7- Belki Rondo...
Senaryo 1
Pacers'ın eksik olduğu noktayı biliyoruz. Stephenson ne kadar sezona harika başlasa da böyle devam eder mi bilinmez. Ayrıca aynı seviyede kalsa bile Pacers'ın birebirde sayı bulabilecek, potaya topla gidebilecek delici kısaya ihtiyacı var. Tebrikler! Bu takasta 2 tane alıyorsunuz. Bu iki oyuncuyla bir çok rotasyon yapılabilir. Jeff Green 2 numarada Paul George'la da oynayabilir. Onun yerine de. Courtney Lee kenardan gelip, potaya topla beraber gidebilecek bir oyuncu. Yani Pacers'ın tam da istediği gibi. Üstelik bench de kuvvetlenmiş olacak. Celtics tarafından ise kadro boşaltmak amacına hizmet eden bir takas. Üstüne gelen Granger'ın 14 milyon $ gibi biten bir kontratı var. Cap'te büyük bir yer açılacak yani. Üstüne bakarsın Granger tutar. Onunla da belki daha ucuza kontrat imzalarsın... İki taraf için de mis gibi, tertemiz bir ex-change olarak geldi bana....
Senaryo 2
Boston Celtics için bir diğer yaşanabilecek senaryo bu. Ömer Aşık rebuilding sonrası kurulan iyi bir kadroda pota altında düşünebileceğiniz bir oyuncu. Düşünmüyor musunuz? Gelecek sezon 14 milyon $'lık kontratı sona eriyor. Hem kontratı biten hem de iyi bir pivottan daha güzel bir takas malzemesi olamazı. Yani neresinden bakarsan bak iyi hamle. Karşıda Houston Rockets... Ellerinde 4 numara yok. Eğer biraz dış şutunuz varsa, hafif de atletseniz Rockets'a başvurun muhtemelen kontrat alacaksınız. Durum böyleyken Brandon Bass'e hayır demeyeceklerdir. Üstüne gelişime açık bir Brooks. Bunun Celtics'ten Bass yerine Wallace'lı bir versiyonu da olabilir. Ben de ilk başta olabilir diye düşünsem de Rockets, 31 yaşındaki Wallace'ın 3 yıl için 30 milyonluk kontratını almaz. Bass daha uygundur... D. Morrey, Ryan Anderson'ı bunu bir düşünsün derim
Not: Celtics senaryo 1 ve senaryo 2'deki takasın ikisini birden yapabilir. Yaparsa çok da iyi olur...
Senaryo 3
Diyelim ki Danny Ainge çıldırdı rebuilding istiyor. Bu uğurda Rondo'yu da gönderecek. Bunu yapmayı planladığı anda düşüncesini hafiften salacaktır. ''Ainge Rondo'yu takas edecekmiş'' muhabbetleri kapalı kapılar ardında konuşulursa buna en çok kulak kabartacak adamlardan biri hiç kuşku yok ki Joe Dumars olacaktır. Çünkü Josh Smith, Monroe ve Drummond'ın olduğu ön alana Brandon Jennings'i getirerek saçma denilebilecek bir hareket yaptı. Zaten içten içe de ''ya bu üçü aynı anda olmuyor'' diyerek Sergen-Tümer etkisine yakalanmış durumda. ''En iyisi Monroe'yu gönderip, geriye kalan ikisini oynatabilecek bir Rondo'yu alırım. Jennings'i de 2 numaraya çekerim'' diye düşünebilir. Celtics ise bu takas sonucunda Monroe gibi geleceği çok parlar bir uzun (O bölgede Sullinger var diyebilirsiniz. Ama Monroe hem daha iyi hem de gelecekte pivot bile oynayabilecek bir oyuncu) hem de Stuckey'nin biten kontratını alarak cap'i boşaltacaktır.
Senaryo 4
Celtics gibi bir takımın kültüründe uzun yıllar rebuilding olamaz diye düşünürseniz bu başlangıç gayet iyi olabilir. Tabii Kris Humphries'ı takımda tutup onun yaratacağı boşluğu free agent'ta da kullanmak isteyebilir. Ama Afflalo ve Vucevic hiç de fena durmuyor. Celtics zaten iyi bir yerden draftta oyuncu seçecektir. Üstüne seanryo 1'deki takası yapıp, üstüne yapılacak bir kaç ayarlamayla cap'te doğacak boşlukla yıldız bir oyuncu da takıma kazandırılabilir.
Kısaca
Rondo+ Afflalo + draft/FA + draft/FA + Vucevic / Avery Bradley + Jordan Crawford + Sullinger + Gerald Wallace + Faverani + Olynk gibi bir kadro kurulabilir. Nasıl?
Magic de zaten Oladipo'nun daha fazla süre alması ve drafftan iyi bir seçim yapabilmek için bu iki oyuncuyu takasla elden çıkarmaya sıcak bakacaktır... Üstüne Humphries'in biten kontratı gelecek. Salladığınız bu adam bir anda Afflalo ve Vucevic'e dönüşebilir, değerini bilin....
Ayrıca FA yerine Melo yazabilirsiniz...
Senaryo 5
Gelecek sezonun temellerini şimdiden atma adına düşünülebilecek bir başka takas. Sixers biten kontratları kabul edecektir. Bradley'i de takımda görmek isteyebilirler. Celtics iki önemli rol oyuncusu alır. Üstüne Brandon Bass ve Ömer Aşık'lı senaryo 2'deki takası gerçekleştirir. Bundan sonra sıra çok çok iyi bir 2 numaraya gelir. İşte bu takasın tıkandığı yer burası olur. Çünkü takımın gidişatını değiştirecek 2 numara şu anda piyasada yok. Drafttan bir şey bulmak isteyecektir. Ama bu da 2-3 sezonunu alacağından bu takasla pek ilgilenebileceklerini sanmıyorum...
Yapılabilecek takas senaryoları benim açımdan bu şekilde... Ben olsam
Önce senaryo 1'deki Granger - Jeff Green + Courtney Lee takasını yaparım. Ardından senaryo 4'teki Humphries - Vucevic + Afflalo takasına yönelirim. Gelecek sezonun sonunda drafttan seçebileceğim kadar iyi bir adam bulurum. 3 ya da 4 numara. Cap'te yaratacağım boşlukla beraber bir tane de süperyıldızı takıma kazandırmaya bakarım. Bu da muhtemelen Rondo ile beraber oynamayı isteyen Melo olur. Sonuç olarak gelecek seneye tekrar kafaya oynayan bir Celtics bu şekilde yaratılabilir.... Ainge'in mail adresi var mı???
Edit: Mert Aydın kardeşim uyandırdı. Vucevic'i öyle bedavaya vermezler diye. Haklı olabileceğini düşünüyorum. Ona göre her şey yıkıp en baştan başlamak. Yani senaryo 3. Buna göre Rondo gidiyor, Stuckey'nin biten kontratı + Monroe geliyor. Granger - Jeff Green takasında da hem fikiriz. Draft haklarıyla beraber...
Ömer Aşık ve Senaryolar...
NBA'de sezon başından beri Rockets'ın en büyük çıkmazı durumunda Ömer Aşık. Bu çıkmaz onun kötü performansından değil bilakis oldukça iyi performansından dolayı ortaya çıkıyor. Rockets, Ömer Aşık gibi iyi ve verimli bir pivotun yerine ligin en iyisini getirince ortaya 'büyük' bir problem çıktı. Bu problem nasıl oluşuyor? 1- Öncelikle Dwight Howard'ın alabileceği maksimum dakikayı Rockets ona vermek zorunda. Eğer vermezse Howard mutsuz olacak. Bunu McHale hiç istemez, çünkü Howard'ın koç yeme konusundaki başarılılarını biliyoruz. 2- Ömer Aşık geçtiğimiz sezon çok iyi bir performans sergiledi, hem bu hem de oyuncu profiliyle Howard'ın arkasındaki yedek uzun olmak için lüks. 3- İkisinin bir arada oynaması zaten günümüz basketbolun temeline ters. Denediler, tutmadı. Şimdi Ömer bench'e çekildi ve takasını istiyor...
Problemin temelini tamamen bunlar oluşturuyor. Rockets'ın takas konusunda yavaş davrandığını bilsek de en sonunda gerçekleşecek olan şey de bu. Peki nasıl bir senaryo yazılabilir? Ömer'i takas edecek takım Rockets olduğu için öncelikle onların ihtiyaçları takası belirleyecektir. Daha sonrasında karşıdaki takımın neyi planladığı önemli. Tanking mi yoksa hafiften iddialı bir kadro kurmak istemeleri mi? Ama temel olan Rockets'ın ihtiyacı... Onların istediği ise kesinlikle bir 4 numara. Özellikleri, Howard'ı tamamlamak için şutu olmalı, takıma uyum için tempolu oyuna yatkın olmalı, bir de savunma da handikap yaratmamalı...
Bu profile uyan çok fazla oyuncu yok. İhtimaller ise şöyle...
1- Ryan Anderson (New Orleans Pelicans)
Ömer Aşık adının takas dedikodularında dolaşmaya başladığından beri en çok Ryan Anderson ismi konuşuldu. En büyük özelliği bir 4 numaraya hatta bir dış oyuncuya göre 3'lük çizgisinin gerisinden çok iyi şutunun olması. Howard'ın yanına biçilmiş kaftan. Savunmada çok da büyük handikap yaratmaz. Şu an sakat, dönüş tarihi belli değil. Rockets bu takası elinde olsa hiç düşünmeden yapar. Burada önemli olan Pelicans'ın ne düşündüğü... Öncelikle Ryan Anderson fark yaratan, kolay kolay bırakabileceğiniz tipte bir oyuncu değil. Üstüne Jason Smith hiç de fena bir performans sergilemiyor. Tüm bunlar Pelicans'ı bu takas açısından düşündürecek şeyler. Ama diğer tüm dış etkenleri bırakacak olursak, Ömer-Davis ikilisinin kurulması ve Ryan Anderson'ın Rockets'a gitmesi her iki takımı da şu an olduğundan daha iyi bir noktaya taşıyacaktır....
2- Thaddeus Young (Philadephia 76'ers)
Young da Rockets'ın ihtiyacını karşılayabilecek 4 numaralardan bir tanesi. Ancak bu senaryoda 76'ers GM'inin ne düşüneceği önemli. Öncelikle tanking yapan 76'ers Young'ı ilk buldukları fırsatta takas edeceklerdir. Amaçları hem cap'i boşaltmak hem de yapacakları takaslarla bol bol draft hakkı toplamak. Haliyle Rockets'tan gelecek olan draftların bir değeri olmayacaktır. Üstüne Ömer'in gelecek sezon için 14 milyon $'lık kontrat yükü de cabası. Eğer kısa sürede tekrar ayağa kalkma planları olsaydı makul görülebilirdi ancak onların tekrar contender olması için en azından 3-4 yıla ihtiyacı var. Bu da yapılabilecek Young-Ömer takasının önünü tıkayacaktır.
3-Gerald Wallace, Jeff Green ya da Brandon Bass (Boston Celtics)
Hemen Jeff Green'le başlayalım, değerli bir oyuncu Celtics onu takas da edebilir ancak Rockets'ın o bölgesi çok dolu. Chandler Parsons, Caspi ve Garcia direkt süre alan oyuncular. Böyle bir takas sonucunda hem Ömer'i kaybedip hem de o bölgeyi şişirmek istemezler. Gerald Wallace ise benim sürpriz adaylarımdan. Evet, artık 31 yaşında ve kötü bir kontrat var (önümüzdeki 3 yıl 30 milyon Nets sağolsun). Ama özelliklerine bakacak olursak, tempolu oyuna uygun, savunmacı ve iyi kötü dış şutu olan bir oyuncu. Bunlar Rockets'ın isteğine uygun. Celtics de hiç düşünmeden Ömer karşılığında Wallace'ı takasla göndermeyi kabul edecektir. Bir de Brandon Bass ihtimali var. Bu Rockets için daha makul bir durum olur. Bunun da nedeni Wallace'tan daha genç ve daha iyi bir kontrata sahip olması. Ancak Celtics'in bu takasa yanaşması demek ya Ömer'i kadroda kalıcı olarak düşünecekleri anlamına gelir ya da gelecek sezon onu tekrar takas malzemesi olarak kullanacakları...
4- Ersan İlyasova (Milwaukee Bucks)
Rockets için harika bir hamle olur. Hiç düşünmeden bu takasın üzerine atlarlar. Ama Bucks için aynı şeyler geçerli değil. Ersan gibi değerli olabilecek bir takas parçasını, zaten çok dolu olan ve gelişmeye açık oyuncuların bulunduğu bir bölge için feda etmezler. Zaten Ömer de Bucks'a gitmesin, Ersan da bir an önce kurtulsun...
5- Paul Millap (Atlanta Hawks)
Yine Rockets için uygun hem de çok uygun oyunculardan birisi. Ama Atlanta Hawks için de aynı şekilde yapısına uygun ve çok değerli bir oyuncu. Üstelik Horford'la iyi bir ikili oluşturabilecek özellikleri var. Bu nedenle Hawks bu takasa yanaşmaz. Ayrıca Ömer'in gelecek sezon alacağı ücret 15 milyon$, Millsap'in ise 9 milyon$ ...
6- Oklahoma City Thunder
Burada bir oyuncu değil, bir takım ismi var. Evet, Thunder Ömer için yanıp tutuşabilir ama ellerinde direkt olarak Rockets'ın isteyebileceği bir parça olmadan ikili takasta bu iş olmaz...
7-Pau Gasol (Los Angeles Lakers)
Eski gözağrıları Gasol'e yönelirler mi? Neden olmasın... Ama Lakers buna yanaşır mı ondan pek emin değilim. Howard'ın takımını şampiyonluk adayı haline getirecek bir takasın altına imza atmazlar diye düşünüyorum.... Ancak bu da 3'lü 4'lü takaslarla mümkün gözüküyor...
Tüm ligde ikili takaslarla en zorlayabildiğim şekilde benim aklıma gelen senaryolar bunlar. Yukarıdaki oyuncular dışında ikili takas yapılırsa açıkçası şaşırırım. Zaten Ryan Anderson olmazsa -sürpriz Gerald Wallace dışında- ikili takas ihtimali biraz uzak görünüyor. Böyle bir durumda üçlü takas devreye girecektir.
Üçlü takas halinde gelişecek muhtemel senaryolara bakarsak:
Önce Ömer'i kadrosunda isteyecek veya takasla kadroyu boşaltmak isteyecek takımları düşünmek gerek...
Üçlü takas senaryoları
Senaryo 1
Aklıma gelen üçlü takas senaryolarından biri. OKC problemli olduğu pota altına Ömer'i alır. 76'ers'a hem tanking'e uygun iki genç oyuncu (Adams ve R. Jackson) + sözleşmesi biten Sefolosha'yı gönderir. Rockets, Young'ı alır. Thunder'ın ilk 5'i Westbrook - Jeremy Lamb - Durant - Ibaka - Ömer olur. Bu durumda Thunder'ın bench'i baya bir etkilenir. Tabii yapılacak başka takviyelerle bu açık kapatılabilir...
Senaryo 2
Bu senaryoda Detroit Pistons için alan açacak çok iyi bir 2 numara olan Eric Gordon takıma gelir. Houston Rockets dış şutu olmasa da iyi bir 4 numara kazanır. Ayrıca Stuckey'nin biten kontratını alırlar. Pelicans da Ömer Aşık'la iyi bir pota altı ikilisi kurar. Tyreke Evans ilk 5'e yerleşir, New Orleans'ta mutsuz olan Gordon da takımdan ayrılmış olur...
Senaryo 3
Bu senaryoya göre power forvet arayan Houston Rockets, Brandon Bass'le amacına ulaşır. Kadroyu boşaltmak isteyen Celtics hem Bass'in kontratından kurtulur hem de Marion'ın biten kontratını alır. Dallas Mavericks ise yaşlı takıma hem güç katacak hem de Dalembert'den daha iyi bir pivot artık gen. bir guard alır. Sezon başından beri iyi oynayan Crowder ilk 5'e yerleşir. Takımın savunma gücü ve atletizmi artar....
Senaryo 4
Aklıma gelen bir başka senaryo da bu. Ama biraz uzak ihtimal çünkü Bobcats'in elinde çok fazla pota altı oyuncusu var. Ömer, Al Jefferson'la yan yana oynayabilir mi? Bir derece... Diğer yandan 76'ers Ben Gordon'un biten kontratını alır. Houston ise Young'ı kadrosuna katar...
Senaryo 5
Bu son senaryo aslında üçlü bir takas değil. İki ayrı takası birleştirmiş oldum Ömer'e takas ararken. Takasın temeli şöyle Ömer, Celtics'e gider. Brandon Bass Houston Rockets'a. Bu zaten yukarıda bahsettiğim olabilecek ikili takaslardan biri. Hazır girmişken Celtics'e de el attım. Dany Granger'ın Pacers'tan biten kontratını alıyorlar. Pacers ise ihtiyaç duydukları delici bir iki numara olan Courtney Lee ve gerektiğinde Paul George'u yedekleyebilecek gerektiğinde ilk 5 oynayabilecek Jeff Green'i kadroya katıyor. Dediğim gibi bu bir üçlü takas değil ama o anda aklıma geldiği için koydum.
Ömer Aşık için aklıma gelen temel senaryolar bu şekilde. Tabii bunlar temel işin içine draft hakları gibi bir çok başka şey de girebilir. Biliyorsunuz takaslar bir çok kurallar var. Düşünürken atlamış olabilirim, varsa öyle bir yer uyarırsınız. Eğer aklınıza gelen takas senaryosu olursa yine twitter'dan dinlemek isterim....
Problemin temelini tamamen bunlar oluşturuyor. Rockets'ın takas konusunda yavaş davrandığını bilsek de en sonunda gerçekleşecek olan şey de bu. Peki nasıl bir senaryo yazılabilir? Ömer'i takas edecek takım Rockets olduğu için öncelikle onların ihtiyaçları takası belirleyecektir. Daha sonrasında karşıdaki takımın neyi planladığı önemli. Tanking mi yoksa hafiften iddialı bir kadro kurmak istemeleri mi? Ama temel olan Rockets'ın ihtiyacı... Onların istediği ise kesinlikle bir 4 numara. Özellikleri, Howard'ı tamamlamak için şutu olmalı, takıma uyum için tempolu oyuna yatkın olmalı, bir de savunma da handikap yaratmamalı...
Bu profile uyan çok fazla oyuncu yok. İhtimaller ise şöyle...
1- Ryan Anderson (New Orleans Pelicans)
Ömer Aşık adının takas dedikodularında dolaşmaya başladığından beri en çok Ryan Anderson ismi konuşuldu. En büyük özelliği bir 4 numaraya hatta bir dış oyuncuya göre 3'lük çizgisinin gerisinden çok iyi şutunun olması. Howard'ın yanına biçilmiş kaftan. Savunmada çok da büyük handikap yaratmaz. Şu an sakat, dönüş tarihi belli değil. Rockets bu takası elinde olsa hiç düşünmeden yapar. Burada önemli olan Pelicans'ın ne düşündüğü... Öncelikle Ryan Anderson fark yaratan, kolay kolay bırakabileceğiniz tipte bir oyuncu değil. Üstüne Jason Smith hiç de fena bir performans sergilemiyor. Tüm bunlar Pelicans'ı bu takas açısından düşündürecek şeyler. Ama diğer tüm dış etkenleri bırakacak olursak, Ömer-Davis ikilisinin kurulması ve Ryan Anderson'ın Rockets'a gitmesi her iki takımı da şu an olduğundan daha iyi bir noktaya taşıyacaktır....
2- Thaddeus Young (Philadephia 76'ers)
Young da Rockets'ın ihtiyacını karşılayabilecek 4 numaralardan bir tanesi. Ancak bu senaryoda 76'ers GM'inin ne düşüneceği önemli. Öncelikle tanking yapan 76'ers Young'ı ilk buldukları fırsatta takas edeceklerdir. Amaçları hem cap'i boşaltmak hem de yapacakları takaslarla bol bol draft hakkı toplamak. Haliyle Rockets'tan gelecek olan draftların bir değeri olmayacaktır. Üstüne Ömer'in gelecek sezon için 14 milyon $'lık kontrat yükü de cabası. Eğer kısa sürede tekrar ayağa kalkma planları olsaydı makul görülebilirdi ancak onların tekrar contender olması için en azından 3-4 yıla ihtiyacı var. Bu da yapılabilecek Young-Ömer takasının önünü tıkayacaktır.
3-Gerald Wallace, Jeff Green ya da Brandon Bass (Boston Celtics)
Hemen Jeff Green'le başlayalım, değerli bir oyuncu Celtics onu takas da edebilir ancak Rockets'ın o bölgesi çok dolu. Chandler Parsons, Caspi ve Garcia direkt süre alan oyuncular. Böyle bir takas sonucunda hem Ömer'i kaybedip hem de o bölgeyi şişirmek istemezler. Gerald Wallace ise benim sürpriz adaylarımdan. Evet, artık 31 yaşında ve kötü bir kontrat var (önümüzdeki 3 yıl 30 milyon Nets sağolsun). Ama özelliklerine bakacak olursak, tempolu oyuna uygun, savunmacı ve iyi kötü dış şutu olan bir oyuncu. Bunlar Rockets'ın isteğine uygun. Celtics de hiç düşünmeden Ömer karşılığında Wallace'ı takasla göndermeyi kabul edecektir. Bir de Brandon Bass ihtimali var. Bu Rockets için daha makul bir durum olur. Bunun da nedeni Wallace'tan daha genç ve daha iyi bir kontrata sahip olması. Ancak Celtics'in bu takasa yanaşması demek ya Ömer'i kadroda kalıcı olarak düşünecekleri anlamına gelir ya da gelecek sezon onu tekrar takas malzemesi olarak kullanacakları...
4- Ersan İlyasova (Milwaukee Bucks)
Rockets için harika bir hamle olur. Hiç düşünmeden bu takasın üzerine atlarlar. Ama Bucks için aynı şeyler geçerli değil. Ersan gibi değerli olabilecek bir takas parçasını, zaten çok dolu olan ve gelişmeye açık oyuncuların bulunduğu bir bölge için feda etmezler. Zaten Ömer de Bucks'a gitmesin, Ersan da bir an önce kurtulsun...
5- Paul Millap (Atlanta Hawks)
Yine Rockets için uygun hem de çok uygun oyunculardan birisi. Ama Atlanta Hawks için de aynı şekilde yapısına uygun ve çok değerli bir oyuncu. Üstelik Horford'la iyi bir ikili oluşturabilecek özellikleri var. Bu nedenle Hawks bu takasa yanaşmaz. Ayrıca Ömer'in gelecek sezon alacağı ücret 15 milyon$, Millsap'in ise 9 milyon$ ...
6- Oklahoma City Thunder
Burada bir oyuncu değil, bir takım ismi var. Evet, Thunder Ömer için yanıp tutuşabilir ama ellerinde direkt olarak Rockets'ın isteyebileceği bir parça olmadan ikili takasta bu iş olmaz...
7-Pau Gasol (Los Angeles Lakers)
Eski gözağrıları Gasol'e yönelirler mi? Neden olmasın... Ama Lakers buna yanaşır mı ondan pek emin değilim. Howard'ın takımını şampiyonluk adayı haline getirecek bir takasın altına imza atmazlar diye düşünüyorum.... Ancak bu da 3'lü 4'lü takaslarla mümkün gözüküyor...
Tüm ligde ikili takaslarla en zorlayabildiğim şekilde benim aklıma gelen senaryolar bunlar. Yukarıdaki oyuncular dışında ikili takas yapılırsa açıkçası şaşırırım. Zaten Ryan Anderson olmazsa -sürpriz Gerald Wallace dışında- ikili takas ihtimali biraz uzak görünüyor. Böyle bir durumda üçlü takas devreye girecektir.
Üçlü takas halinde gelişecek muhtemel senaryolara bakarsak:
Önce Ömer'i kadrosunda isteyecek veya takasla kadroyu boşaltmak isteyecek takımları düşünmek gerek...
Üçlü takas senaryoları
Senaryo 1
Aklıma gelen üçlü takas senaryolarından biri. OKC problemli olduğu pota altına Ömer'i alır. 76'ers'a hem tanking'e uygun iki genç oyuncu (Adams ve R. Jackson) + sözleşmesi biten Sefolosha'yı gönderir. Rockets, Young'ı alır. Thunder'ın ilk 5'i Westbrook - Jeremy Lamb - Durant - Ibaka - Ömer olur. Bu durumda Thunder'ın bench'i baya bir etkilenir. Tabii yapılacak başka takviyelerle bu açık kapatılabilir...
Senaryo 2
Bu senaryoda Detroit Pistons için alan açacak çok iyi bir 2 numara olan Eric Gordon takıma gelir. Houston Rockets dış şutu olmasa da iyi bir 4 numara kazanır. Ayrıca Stuckey'nin biten kontratını alırlar. Pelicans da Ömer Aşık'la iyi bir pota altı ikilisi kurar. Tyreke Evans ilk 5'e yerleşir, New Orleans'ta mutsuz olan Gordon da takımdan ayrılmış olur...
Senaryo 3
Bu senaryoya göre power forvet arayan Houston Rockets, Brandon Bass'le amacına ulaşır. Kadroyu boşaltmak isteyen Celtics hem Bass'in kontratından kurtulur hem de Marion'ın biten kontratını alır. Dallas Mavericks ise yaşlı takıma hem güç katacak hem de Dalembert'den daha iyi bir pivot artık gen. bir guard alır. Sezon başından beri iyi oynayan Crowder ilk 5'e yerleşir. Takımın savunma gücü ve atletizmi artar....
Senaryo 4
Aklıma gelen bir başka senaryo da bu. Ama biraz uzak ihtimal çünkü Bobcats'in elinde çok fazla pota altı oyuncusu var. Ömer, Al Jefferson'la yan yana oynayabilir mi? Bir derece... Diğer yandan 76'ers Ben Gordon'un biten kontratını alır. Houston ise Young'ı kadrosuna katar...
Senaryo 5
Bu son senaryo aslında üçlü bir takas değil. İki ayrı takası birleştirmiş oldum Ömer'e takas ararken. Takasın temeli şöyle Ömer, Celtics'e gider. Brandon Bass Houston Rockets'a. Bu zaten yukarıda bahsettiğim olabilecek ikili takaslardan biri. Hazır girmişken Celtics'e de el attım. Dany Granger'ın Pacers'tan biten kontratını alıyorlar. Pacers ise ihtiyaç duydukları delici bir iki numara olan Courtney Lee ve gerektiğinde Paul George'u yedekleyebilecek gerektiğinde ilk 5 oynayabilecek Jeff Green'i kadroya katıyor. Dediğim gibi bu bir üçlü takas değil ama o anda aklıma geldiği için koydum.
Ömer Aşık için aklıma gelen temel senaryolar bu şekilde. Tabii bunlar temel işin içine draft hakları gibi bir çok başka şey de girebilir. Biliyorsunuz takaslar bir çok kurallar var. Düşünürken atlamış olabilirim, varsa öyle bir yer uyarırsınız. Eğer aklınıza gelen takas senaryosu olursa yine twitter'dan dinlemek isterim....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)























