Aslında bu yaz takımlardan pek de radikal hamleler beklemiyordum. Nedeni ise son yılların en sağlam draft'ı olan 2003 sınıfı gelecek sezon Free Agent yani serbest oyuncu olacak. Kim bunlar? Lebron James, Carmelo Anthony, Dwyane Wade, Bosh ayrıca Nowitzki ve bunlarla birlikte bir çok değerli oyuncu... İşte takımların bu oyunculara yer açmak için en fazla Cap'lerini boşaltmayı deneyeceklerini düşünsem de bundan biraz daha ve cidden kader belirleyecek hamleler oldu. Bu değişikliklerin getireceği etkileri büyükten küçüğe doğru sıralamak amacındayım. Yani Brooklyn Nets'le başlıyorum...
Not: Takasların çok fazla detaylarına girmeyeceğim, sadece kendime göre önemli kısımları almak istiyorum. Yani 2. tur draft hakkı falan fazla karıştırmak istemiyorum. Ve evet biliyorum Ginobili 2. turdan seçildi!
Brooklyn Nets
Nets organizasyonu New Jersey'den Brooklyn'e taşındığında ve takımın sahibi Phrokhorov olduğunda aslında amacın ilk yakaladıkları fırsatta şampiyonluğa oynamak olduğu belli gibiydi. Hatta Nets'in yeni sahibi Rus milyarder şayet 5 sene içerisinde şampiyon olamamaları durumunda evlenerek kendini cezalandıracağını da söylemişti. Evet ben de ilk okuduğum şaka yaptığını sanmıştım ama adam ciddi çıktı. Geçtiğimiz sezon Deron Williams'ı kaptırmamak için Joe Johnson'ın 100 küsür milyon $'lık kontratını aldı ve Gerald Wallace'la yıllık 10 milyon $'dan 4 yıllık anlaşma yaptı. Bu sezon ise şampiyonluk için en azından kağıt üzerinde iddialı bir ekip kurmayı başardı.
Gerçekleşen takası herkes bilse de hatırlatmakta fayda var: Nets, Celtics'e Kris Humphries (takasın bu bölümü cidden başarılı), Geral Wallace, üzgün ikili Marshon Brooks ve Keith Bogans ile 2014, 2016, 2018 draft haklarını göndererek, karşılığında Paul Pierce, Kevin Garnett ve Jason Terry'i kadrosuna kattı. Bu takasın ardından şöyle bir ilk 5 ortaya çıktı:
Deron Willams - Joe Johnson - Paul Pierce - Kevin Garnett - Brook Lopez! NBA2K'da kurmakta zorlanacağın kadro gerçek hayatta birleştirildi. Bu kadroda en çok benim açımdan önem arz eden durum ise Kevin Garnett'in tekrardan 4 numara yani kendi orjinal pozisyonuna dönecek olması. Kendisi yaşlı olmasının yanında normal sezonun 45. maçında konferans sonuncusu bir takıma karşı oynarken bile kastığı için biyolojik olarak biraz daha yaşlandığını kabul etmek lazım. Evet, maçın ortasında yere düştükten sonra şınav çeken adam bu! Yani artık 5 numarayı fazla kaldırabilecek durumu yoktu ama artık yanında Brook Lopez olduğundan forvet pozisyonunda kendine yer bulabilecek. Bu da demek oluyor ki daha az boğuşma ve daha çok orta mesafe şut ki o şut Brook Lopez'e istediği alanı sağlayabilmesi açısından önemli. Ve sonuç olarak Nets'in Brook Lopez ve Kevin Garnett gibi boyalı alanda iki kule olarak bulundurması onların en önemli avantajı. Doğu Konferansı'nda o ikisiyle baş edebilecek ön alana sahip bir takım daha yok çünkü... Arka alana geçtiğimizde ise her ne kadar işin hücum tarafında mükemmele yakın bir üçlü bulunsa da oyunun diğer bölümünde, savunmada çok fazla soru işareti de barındırdıkları aşikar. Bu üç oyuncunun da kariyerleri boyunca savunmayla çok fazla işi olmadı. Ve tempolu, delici guardların oyuna hakimiyet koymaya başladığı, buna evrilen basketbolda arkada Kevin Garnett ve Brook Lopez'in olması savunmada bir derece avantaj sağlasa da bu handikapı tamamen ortadan kaldıracağını pek sanmıyordum. Gelin görün ki Phrokhorov bunu da çözmek için Andrei Krilenko'yu mini mid-level'e (kontratın adı şirin, minik gibi görünse de kendisi 3 milyon$ ediyor) 2 yıllığına anlaştı. Buna şaşırdık çünkü Minnesota Timberwolves AK47'ye yıllık 10 milyon $ önermişti. Neyse bir şekilde bu oyuncu da Nets'e katıldı.
Bu da benim açımdan arka alan savunması için önemli bir çözüm oldu. Yukarıda verdiğim ilk 5'i bu gece olan transferle değiştirdim(yazıyı yazdığım gece olmuştu). Ve şöyle yaptım:
Deron Williams - Krilenko - Paul Pierce - Kevin Garnett - Brook Lopez...
Krilenko'nun ilk 5'e yerleşmesiyle Nets'in savunmadaki direnci oldukça artacaktır. Bu bir avantaj. İkinci bir avantaj ise yine ilk 5'teki top paylaşımını daha kolaylaştıracak, Joe Johnson'a ikinci 5'in liderliği verilecektir ki bu top paylaşımı meselesi en iyi takımların bile kabusu haline gelebiliyor. Kısacası yukarıdaki 5'tense bu altta verdiğim daha efektif sonuçlar verebilir. Ama 'Joe Johnson sen gel Krilenko sen ilk 5 çıkıyorsun' demekle olmuyor. Oluyor da orta okul, lise takımlarında... Orada bile sorunlar yaşanıyor.
Sıkıntı Çıkabilir
İşte tam da bu noktada Nets sorun yaşayabilir. Sıkıntının çıkacağı durum Joe Johnson'ın ilk 5'ten çıkartılıp Krilenko'nun yerleştirilmesi değil. O zaten benim düşüncem. Ama Nets'in koçu Jason Kidd bunu deneseydi Joe Johnson'ın tepkisi nasıl olurdu? Özellikle uzun yıllar rakip olduğu bir oyuncunun gelip (tabii Jason Kidd çok daha büyük oyuncu ama 100 milyon $ kazanan bir basketbolcunun o çok büyük oyuncu 'eyvallah' demesini beklemiyorum) kendisini şampiyonluk yarışı vermesi muhtemel bir takımda yedeğe çekmesini nasıl karşılardı. Sonuçta koç Phil Jackson, Doc Rivers, Gregg Popovich değil ki onların bile sorun yaşadığını biliyoruz. İşte Nets için en büyük problem de burada başlayabilir. Çünkü çok ama çok büyük egolarla dolmuş bir grup var ortada. Hele Kevin Garnett ve Paul Pierce direkt Jason Kidd'in jenerasyonunda diyebiliriz. Özellikle bu iki oyuncunun koçla ilişkisi nasıl olur? Bir de unutmamak lazım ki bu takımın görünürdeki lideri Deron Williams. Celtics'ten gelen oyunculardan biriyle yaşanabilecek sorun takım arasındaki ayrışmalara neden olur mu? Evet çok berbat sorular olduğunun farkındayım ancak bunların olma ihtimali yüksek. Ve bu durumda koç olarak tecrübesiz olan Jason Kidd'in nasıl bir hamle yapacağı ise çok ama çok önemli...
Sonuç
Şayet biraz önce çizdiğim kötü senaryolar gerçekleşmez, kağıt üstündeki takım parkeye de aynı etkiyle yansırsa şampiyonluk yarışında önemli bir yerde olacaktır Nets. Tabii sakatlık yaşanmazsa(Önümüzdeki 5-10 yıl, birisi, NBA'de bir takımın şampiyonluk şansını değerlendirirken çok şart koşuyorsa örnek: sakatlık olmazsa, her şey gerektiği gibi olursa! diye bilin ki o Lakers taraftarıdır!!!). Bu yarışta en önemli isimler yine Celtics grubu olacaktır. Çünkü takımda tek onların şampiyonluk yüzüğü bulunuyor. Kevin Garnett ve Paul Pierce'ın hala ispatlayacağı şeyler var. Hem son 2 yılın şampiyonu Heat'e hem de kendilerini takas eden Ainge'e karşı. Özellikle Paul Pierce bu konuda oldukça duygusal olabilir. Bazı oyuncular vardır başka formayla hayal edemezsin Paul Pierce da onlardan biriydi benim için. O da kendini Celtics'ten başka bir yerde düşünemiyordu belki de ama şimdi Nets'te ve 10 yılda daha oynarım şeklinde açıklamalar yapıyor. İşte bu düşünce ve hırs Celtics'ten gelen oyuncuların takımın geri kalanıyla daha rahat birleşmesini sağlayabilir. Bu da neresinden bakarsan bak şampiyonluk yürüyüşü anlamına gelir.Houston Rockets
Öncelikle bizlere geçtiğimiz sezon oldukça zevkli bir takım izlettirdikleri için ve 2 yıldır süren 'Dwight Howard belirsizliğine' son verdikleri için teşekkürü hak ediyorlar. Evet, Dwight Howard, Houston Rockets'ı seçti. Ne yalan söyleyeyim benim açımdan sürpriz oldu. Çünkü Houston Rockets her ne kadar güzide bir camiamız olsa da Lakers'ın kendisine önerdiği kontratı kabul edeceğini düşünüyordum. Çünkü hem 30 milyon $ fazla ücret kazanacaktı hem de Lakers'ın ona kontrat önermesi Kobe'den sonra bu takımı senin üzerine kuracağız demekti. Kaldıramadı, zaten hiç bu tarz yüklerin altına girecek bir yapıda da değildi. Neyse bu işin diğer tarafı, konumuz Houston Rockets. Evet, Dwight Howard, Rockets'a seviye atlatacaktır. Bu kesin ve net. Her ne kadar geçtiğimiz sezon pek verimli olmasa da yine ligin en iyi pivotu konumundaydı. Sağlıklı halinin ise çok daha büyük etki yaptığını biliyoruz. Rockets'ın amacı muhtemelen Magic'in finale çıktığı bir sistemi sahaya yansıtmak olacak. Yani 4 dışarda içeride Howard. Kadroda da Harden, Parsons, Lin gibi istikrarlı şut atabilecek en azından boş bırakamayacağınız adamlar olduğundan bu sisteme uygun bir yapı oluşturulabilir. Bunlarla beraber şu anda Rockets'ın rakipler tarafından algısının değiştiği de gerçek. Geçtiğimiz sezon iyi, göze hoş gelen bir takım ancak en fazla o kadarken artık içeride Howard'ın dışarıda James Harden'ın olduğu endişe verici bir ekip haline geldiler. Kendilerine duyulan saygı artacaktır. Howard'ın en önemli getirisi ise (şimdi yazacaklarımı geçtiğimiz sezon Lakers için de yazmıştım) Rockets gibi arka alan savunması oldukça ama oldukça zayıf olan bir takımın boyalı alanda potayı savunacak olması. Geçen yıl sakatlığında verdiği etkiyle bunu pek başaramamıştı. Bu sezon ise Rockets için hayati önem taşıyacaktır. Aksini düşünenler Lakers'a bakabilir.
Sıkıntı Çıkabilir
Ancak tüm bunlarla beraber Rockets'ın yerinde olsam takıma ilk düşüneceğim kişi Dwight Howard olmazdı. Çünkü takımın oyun sistemi çok aşırı bir tempoya dayanıyor. Bu da pota altına top indirmek, ya da uzunla ikili oyun oynamak oynansa bile yine uzuna top indirmek gibi durumları sınırlıyor. Rockets'ın geçtiğimiz sezonki oyununu bir düşünün. Aynı tempo devam ederse Howard çoğu zaman unutulacaktır. Ve hem bu hızın hem de top inmemesi Howard gibi maçtan çok kolay kopabilen birinin faul problemi ya da kötü performans gibi sonuçlara yol açabileceğini düşünüyorum. Tabii oyun tarzında değişiklikler de olabilir. Zaten Howard da McHale'le yaptığı konuşmada koçun en iyi post oyuncularından biri olduğunu söylemişti. Bu da Howard'ı daha etkin kullanılacağı anlamında bir mesaj olabilir. Olmalı da çünkü aynı oyun oynanırsa Ömer de Howard'ın yapacaklarının bir tık altında olacaktır. Bir tık yükseğe çıkmak için 88 milyon $ açıkçası fazla.
Benim düşünceme göre Rockets'ın Josh Smith'i 56-60 milyon $'a bağlayıp bir süper yıldızı daha alarak(belki gelecek sezon) hiç oyun tarzını değiştirmeyen bir takım olmaları yönündeydi. Ama Howard ismi daha cazip gelmiş olabilir. Arka alana geldiğimizde Harden ve Parsons'ın yeri garanti. Ancak Lin'in durumu hiç açıcı değil. Artık aşikar oldu ki Harden'la parkede iyi anlaşamıyorlar. Guard pozisyonunda Lin'i ikinci 5'e çekip özellikle savunması ve ceza şutlarını atabilmesi göz önüne alınarak Beverley denenebilir diye düşünüyorum. Hem Lin kardeşimiz böyle underdog durumlarda yazmamış mıydı Linsanity'i? İmkan vermek lazım...
Sonuç
Rockets artık geçtiğimiz sezonki Rockets değil. Bu gerçek. Ama şampiyonluk için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Çok iyi bir hava ve uyum yakalamak gerekir ki bu da ilk seneden biraz zor. Morey bir süper yıldız daha takıma katarsa o zaman yine konuşuruz. Şimdilik konferans finali oynamak da bu sezon için Rockets'ı kesecektir de...
Golden State Warriors
Geçtiğimiz sezon çok sevdik bu takımı. Nuggets'ı elemeleri ardından Spurs'e elenseler de Steph Curry'nin büyük oyununu çok konuştuk. Renkli, genç bir takım olmaları da insanların sempatisini kazanmasında önemli rol oynadı. Gözünüzü bir anlığına kapatın ve Steph Curry'i şut atarken hayal edin.... Ama daha yukarıya
gidecek ne güçleri vardı ne de tecrübeleri. Fakat beklenmedik bir oyun ve başarı gerçekleştirdikleri su götürmez bir gerçek. Özellikle savunma anlamında Koç Mark Jackson'ın takıma kattıkları B. Rush ve Bogut'un tüm sezon boyunca sakat olmalarına rağmen müthişti. Geçtiğimiz sezon yazdığım bir yazıda onların 2014-2015 sezonunda şampiyonluk adaylarından birini olacağını belirtmiştim. Bu tahmine dayandırdığım argüman ise Jefferson ve Biedrins'in kontratlarından kurtulup bir yıldız ismi daha takıma katacak olmalarıydı. Ancak çok iyi bir takasa imza atarak ki bana göre şu ana kadar offseason'ın en başarılı hareketiydi iki kontrattan kurtulup Igoudala'yı aldılar. Bu hamle onları bir şampiyonluk takımı haline getirmemiş olsa da Rockets'tan daha şanslı halde olduklarını söyleyebilirim. Ayrıca Warriors Howard'la ilgilenenler arasındaydı. Şayet başarabilselerdi Igoudala olmadan bile benim gözümde şampiyonluk adayı olurdu. Gerçekleşmedi. Şimdi Koç Jackson'ın önünde önemli bir soru var. Nasıl bir 5'le çıkacak.
Steph Curry - Klay Thompson - Igoudala - David Lee - Bogut mu? Yoksa Steph Curry - Klay Thompson - Igoudala - Barnes - Bogut mu? geçtiğimiz sezon David Lee'nin sakatlanmasının ardından Mark Jackson beklenenden farklı bir hamle yapmış Carl Landry yerine Jarret Jack'i ilk 5'e yerleştirip 4 kısaya dönerek Nuggets'ı terse yatırmıştı. Açıkçası şimdiden hangi 5'in daha efektif olacağını söylemek zor. Sezon içerisinde bunların denemesini yapılacaktır. Yapılmalı da... Yalnız her iki 5 de göze ve kulağa hoş geliyor.
Sıkıntı Çıkabilir
Warriors'un sıkıntı bölümünü çok uzatmaya gerek yok. Çünkü sıkıntı Steph Curry'nin bilekleri kadar ince, Bogut'un sakatlanması kadar ani çıkabilir. Umarım böyle bir durum yaşanmaz. Tüm bu olasılıkları göz önüne alarak Warriors'un bench'i güçlendirmesi gerek. Ancak ne yazık ki şimdiden geçtiğimiz sezon en iyi 6. adamlarından biri olarak gösterilen Jarret Jack'i, Carl Landry'i ve her ne kadar sezonu sakat geçirse de önemli bir rolü olan Brandon Rush'ı kaybettiler. Bu bölgelere kesinlikle takviye yapılmalı. Çünkü Warriors'un bench katkısı geçtiğimiz sezon azımsanmayacak kadar fazlaydı.
Not: Warriors Toney Douglas'ı kadrosuna katarak Jarret Jack'in bir anlamda boşluğunu doldurmaya çalıştı. Douglas her ne kadar sisteme uysa da Jack'in yerini alması aynı etkiyi vermesi zor. Zaten aynı kontratta geçen sezon JJ'nin yaptığını gerçekleştirecek oyuncu çok da yok.
Sonuç
Yukarıda dediğim gibi henüz şampiyonluk için oynayacak ekipler arasında değiller ama konferans finaline yükselirlerse de kimse şaşırmaz. Yine güzel, göze hoş gelen ama bu sefer daha iddialı ve etkili bir Warriors izleyeceğimizden ise eminim. Emin olduğum bir şey daha var bu takım Twitter'da falan gelecek sezon çok taraftar yapar....
New Orleans Pelicans
Sessiz sedasız, çok da konuşulmayan aslında oldukça gündemde kalması gereken bir takasa, draft gecesi imza atarak Jrue Holiday'i takıma kattılar. Daha 23 yaşında ve oldukça gelişme kaydeden yıldız oyuncuyu neredeyse bedavaya almış olabilirler. Sixers ilginç bir takım cidden. Jrue Holiday'le beraber çok şişkin bir arka alana sahip oldular. Jrue - Vasquez - Gordon - büyük ihtimal Tyreke Evans gibi...Zaten kadrolarında bulunan Anthony Davis, Ryan Anderson ve Lopez gibi çok olmasa da iş yapabilecek bir uzunla bir anda kendilerini play-off yarışında bulacak gibiler. Kuvvetle muhtemel son yapılan ayarlamalarla beraber Gordon'u takasta göndermeyi planlıyorlar. Ancak Jrue Holiday ve Tyreke Evans gibi iki birbirine benzer oyuncunun arka alanı oluşturacak olması bir risk. Alan paylaşımı konusunda sıkıntılar çıkma ihtimali yüksek. Bir de Tyreke Evans'ın direkt kendisinin risk olduğunu herkes biliyor zaten. Oluşturulan bu kadroyla uzun süredir olmadıkları play-off yarışının içine kendilerini bir şekilde atacaklar. Ancak şimdilik bu kadar. Fazlasını beklemek de haksızlık olurdu. Yalnız Jrue Holiday'i nasıl aldılar hala şaşkınım...Cleveland Cavaliers

Rebuilding'lerin takımı Cavaliers sonunda Bynum'la imzalayarak biz de bu sezon varız, ama tabii -Bynum oynamaya niyetliyse varız- mesajını tüm lige verdi. Kyrie Irving gibi artık bu sezon süper yıldız seviyesine çıkacağını düşündüğüm bir oyuncu ve Dion Waiters ile dans pistinde değil de parkede oynayacak Bynum'la Doğu Konferansı'nda direkt olarak play-off adayı durumuna gelirler. Ancak çözüm de sıkıntı da Bynum'dan geçiyor. Bu 'young fella' son 2 sezon kendi durumunda ders çıkarmadıysa, hala bowling oynarken sakatlanacaksa Cavaliers'ın mesajının iletilmesi zor. Zaten Cavaliers yönetimi de mantıklı bir hamle yaparak sadece 2 yıllık bir anlaşma imzaladı. Daha da mantıklı olanı ise ilk yıl 12 milyon $ garanti para ikinci yıl ise takım opsiyonu bulunuyor. Yani bir mesaj da Bynum'a veriliyor: 'Akıllanmadıysan yol veririz'... Yine Bynum'ın sakatlanma ihtimali çok büyük risk olarak ön plana çıkıyor. Kısacası Cavaliers gelecek sezon var mı yok buna Bynum karar verecek. Bana sorarsanız, umutluyum....
Los Angeles Lakers ve Boston Celtics
Biri istemeyerek (Lakers) diğeri ise isteyerek (Celtics) bu sezon büyük bir mucize olmazsa aynı kaderi paylaşacaklar. Her ne kadar Lakers / Celtics gibi camialar her kulvarda başarı için oynar tarzı söylemler olsa da yolun sonu draft gibi gözüküyor. Özellikle Lakers'ın draft için hamlelerine bayıldım Kaman ve Nick Young üstüne D'Antoni hala takımda! Keşke MWP'yi de amnsety etmeselerdi.... İşin şakası bir yana her iki takım için de en hayırlısı bir sezonluk ufak bir rebuilding olması. Şu an için durum bu gözüküyor. İşin ilginç tarafı belki de her iki konferansta birden son yılların en çekişmeli sezonu yaşanacak ama bu rekabetin içinde Lakers ve Celtics olmayacak. Kısaca her şey mükemmel olsa da hiç bir şey tam olmayacak....
Dipnot: Brad Stevens'tan ümitliyim...
Offseason'da en etkili olabileceğini düşündüğüm kayda değer gelişmeler bunlar. Bunlarla birlikte Doc Rivers'ın Clippers'a gitmesi takıma sınıf atlatacaktır, Detroit Pistons Josh Smith'i alarak pota altını doldurdu orayı boşaltmaları gerek ama yine de çok etkili olacaklarını sanmıyorum. Kings, Bucks, Hawks kendi aralarında Monta Ellis(Ellis ben yazıyı yazdıktan sonra Mavericks'le imzaladı), Teague, Brandon Jennings falan takılıyorlar. Aynılar yani hala. Bu sezon için son yazı olsun, bundan sonra çok da önemli bir gelişme olur mu bilmem ama ortada zaten adam kalmadı. Büyük bir takas olursa o ayrı. Ben valiz toplamaya gidiyorum. Yazı uzun oldu kusura bakmayın.
Derrick Rose dönünce haber edin bir de
Sağlıcakla kalın...
Can Hasgör





